(5) Allah (c.c.) Herşeyi İlmiyle Kuşatmıştır (13-08-1999) - Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi
Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi bu dersinde Yunus sûresi tefsirine devam ederken bütün dinî hayatın temelinde duran meseleye geliyor: tevhid. Hocaefendi'ye göre dinde ne kadar hüküm varsa hepsinin altında bu inanç yatar; tevhid yerine oturmadıkça yapılan işlerin neticesi olmaz. Dersin ana fikri de buradan doğuyor: Allah her şeyi ilmiyle kuşatmıştır.
Tevhid Nedir
Hocaefendi önce kelimeyi açıklıyor. Tevhid Arapça "birlemek" demektir; Allah'ın var ve bir olduğunu hakkıyla kavramak, birliğine gerçek manada iman etmek anlamına gelir. Hocaefendi çektiğimiz sıkıntıların kaynağını burada görüyor: inancın oturmamış olması.
Hiçbir Şey O'nun Bilgisi Dışında Değil
Dersin merkezindeki hüküm şudur: kâinatta bildiğimiz veya bilmediğimiz, gördüğümüz veya göremediğimiz ne varsa hiçbiri Allah'ın ilminin dışında değildir. Hocaefendi, "bunlar Allah'tan gizlidir" veya "bilseydi müdahale ederdi" gibi düşüncelerin bir mümine yakışmayacağını açıkça ifade ediyor. En büyüğünden en küçüğüne, en açığından en gizlisine kadar olup biten her iş Allah'ın bilgisi çerçevesindedir.
İrade İle Rıza Arasındaki Fark
Hocaefendi burada kolayca karıştırılan bir inceliği açıklıyor. Allah'ın dilemediği hiçbir şeyin olması mümkün değildir; O dilemedikçe bir yaprak dahi kımıldamaz. Ancak Allah'ın bilip dilediği her şeyden razı olduğu anlamı çıkmaz. Bazı işler O'nun rızasına uygundur, bazıları değildir; fakat rıza göstermediği hâlde o işin meydana gelmesine izin verir. Hocaefendi bunu imtihanla açıklıyor: dileseydi herkesi zorla inandırırdı, ama o zaman ne ceza ne mükâfat bir anlam taşırdı. Cennet ve cehennem, iradesini hür olarak kullanan insanlar içindir.
Hakka İleten Kimdir
Hocaefendi tevhid bahsini Hz. İbrahim'in kıssasıyla sürdürüyor. Kur'an'da anlatıldığına göre Hz. İbrahim, taptıkları şeylerin kendilerini duyup duymadığını, onlara bir fayda veya zarar verip veremediğini sormuş; cevap alamamıştır. Hocaefendi bu soruyu bugüne taşıyor: insanı hakka, doğruya ve hidayete ulaştıracak olan yalnızca Allah'tır; bunun dışındaki hiçbir şeye bu güç yakıştırılamaz. Buradan hüküm koyma meselesine geçerek, kulun kendi ölçüsünü Allah'ın hükmünün önüne geçirmesinin nasıl bir mantıksızlık olduğunu anlatıyor.
Annesinden Kalan Bir Ders
Sohbetin en dokunaklı bölümünde hocaefendi, on bir yaşlarındayken annesinden işittiği bir sözü rahmetle anıyor. Annesi ona, boy abdesti gerektiren bir hâl olursa çekinmeden haber vermesini, kendisinin su ısıtacağını söylermiş. Bu titizliği anlatırken kullandığı ifadeyi de naklediyor: temizlenmeden basılan toprak bile insandan davacı olabilir. Hocaefendi bu hatırayı, bir neslin kulluk hassasiyetini nasıl aktardığını göstermek için anlatıyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.