Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

(33) İmanın Kabulünün Şartları-1 (18-09-1998) - Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi

👁 383 izlenme 👍 1 📅 1 Nisan 2013 ⏱ 45:17
🎙️ Ahmet Vanlıoğlu ⏳ Ahiret ve Kabir
Sesli (mp3) Sohbet-33 http://www.ilimmeclisi.org
📝 (33) İmanın Kabulünün Şartları-1 (18-09-1998) - Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi — Yazılı Anlatım

Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi bu dersinde çok kritik bir ayrımı ele alıyor: İmanın şartları ile imanın kabulünün şartları aynı şey değildir. Hocaefendi, klasik kaynaklarda tespit edilen sekiz şartı sıralayarak, bir kimsenin "iman ettim" demesinin tek başına yeterli olup olmadığını tartışıyor.

"İnandım" demek yeterli mi

Hocaefendi meseleyi şöyle koyuyor: Bir kişi Âmentü'deki altı esasa inandığını söyler. Peki bu beyan kendi başına yeterli midir? Hocaefendiye göre değildir; çünkü tasdik mercii kişinin kendisi değil, Allah ve Resulüdür. Bunu resmî bir evrak benzetmesiyle anlatıyor: siz evrakınızı tamam sanırsınız, fakat götürdüğünüz yerde eksikler işaretlenebilir.

Birinci ve ikinci şart

İlk şart imanın devamlı, sürekli ve sabit olmasıdır. Hocaefendi bunu şöyle açıklıyor: iman kaç günlüğüne değil, ömür boyu ve Allah'ın huzuruna varılana kadar taşınacak bir inançtır. Devamlı imanın karşılığının devamlı cennet olduğunu ifade ediyor.

İkinci şart, İslam dinine bir bütün olarak ve tam bir kesinlikle inanmaktır. "Şu meseleleri beğeniyorum, ama şunlar bana ağır geliyor" diyerek seçmeci bir tavır takınmak mümkün değildir. İman ya hep ya hiçtir.

Üçüncüden altıncıya

Hocaefendi kalan şartları da sıralıyor: Üçüncüsü, bu inancın ehl-i sünnet ve cemaat akidesi çerçevesinde olması. Dördüncüsü, inanan kişinin ümit ile korku arasında bulunması; yani ne Allah'ın rahmetinden ümit kesmesi ne de azabından emin olması. Beşincisi, ahiret belirtileri ortaya çıkmadan, yani iş işten geçmeden iman edilmesi. Altıncısı ise dindeki hükümlerin yerinin oynatılmaması.

Haramı haram bilmek

Sohbetin en çok üzerinde durduğu nokta bu son şart. Hocaefendi diyor ki: bir müslüman günah işleyebilir, bu onu günahkâr yapar; fakat Allah'ın ve Resulünün haram kıldığı bir şeye "bu niye haram olsun" diyerek helâl demeye kalkışmak bambaşka bir meseledir. Kişinin kendi zaafını itiraf etmesini ve tövbe kapısının kıyamete kadar açık olduğunu hatırlatıyor. Bu dersini "ucuza dinden çıkmayın" uyarısıyla veriyor: hatayı hata bilerek işlemekle, hatayı meşrulaştırmak arasında büyük fark vardır.

Hocaefendi ayrıca helâl ve haram belirleme yetkisinin hiçbir beşerî merciye ait olmadığını, bir işin kanunlarda serbest bırakılmış olmasının onu dinen helâl hâle getirmeyeceğini ifade ediyor.

Hocaefendi bu derste sekiz şartın altısını anlatabildiğini söyleyerek, kalanını sonraki derse bırakıyor.

Bu yazı, dersin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.