Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

(25) Fatiha Suresi Tefsiri-1 (22-09-2000) - Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi

👁 558 izlenme 👍 9 📅 1 Nisan 2013 ⏱ 43:35
🎙️ Ahmet Vanlıoğlu ⏳ Ahiret ve Kabir
Sesli (mp3) Sohbet-25 http://www.ilimmeclisi.org
📝 (25) Fatiha Suresi Tefsiri-1 (22-09-2000) - Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi — Yazılı Anlatım

Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi bu dersinde Fatiha suresinin tefsirine başlıyor. Yunus suresini bitirdikten sonra, günde en az kırk defa okunan bu sureye eğilmeyi tercih ettiğini söylüyor. Ders, "anlamak ne demektir" sorusuyla açılıp Fatiha'nın ilk ayetlerinin izahıyla ilerliyor.

Türkçeye çevirmek anlamak mıdır

Sohbetin giriş bölümü mühim bir soruya ayrılmış: "yaptığımız ibadeti anlamadan yapıyoruz, Türkçeleştirilsin" diyenlere hocaefendi nasıl cevap veriyor? Kelimelerin Türkçeye çevrilmiş olmasının anlamak için yeterli olmadığını söylüyor. Kur'an Arapçadır ve Araplara inmiştir; ancak her Arap Kur'an'ı anlamaz. Anlayan Arap, bu anlamayı kolaylaştıran ilimleri tahsil etmiş olandır. Ayrıca anlamak için ayrı bir gayret ve ilahi bir feyiz gerekir.

Ammâr bin Yâsir ve teyemmüm

Hocaefendi bu fikri bir sahabi hatırasıyla örneklendiriyor. Rivayete göre teyemmümle ilgili ayet-i kerime nazil olduğunda, fasih Arapça konuşan Ammâr bin Yâsir ayeti "toprakla temizlenin" ifadesinin zahirine göre anlar ve soyunup kumda yuvarlanır. Peygamber Efendimiz durumu öğrenince, teyemmümün böyle olmadığını gösterir: niyet edilir, eller toprağa vurulur, fazlası silkelenir, yüze ve kollara meshedilir. Hocaefendinin bu kıssadan çıkardığı ders şudur: teyemmüm bir ruhsat, bir kolaylıktır; ayeti kendi başına yorumlayan sahabi onu abdestten daha zor bir hâle getirmiştir.

Anlayış kimin anlayışıdır

Buradan hareketle hocaefendi bir usul ortaya koyuyor. Dinde anlayış sahibi olmak elbette istenen bir şeydir; ancak esas alınacak anlayış Resulullah'ın, sahabenin, tabiînin ve müçtehit imamların anlayışıdır. Kimse kendi başına yol çizmeye, kendi kendine hüküm vermeye kalkışmasın; buna kalkışan evvela kendisi yanılmış olur. Hocaefendi burada İmam Gazâlî'nin, kendi ilmî birikimine rağmen İmam Şâfiî'nin yolunu tercih etmesini örnek gösteriyor.

Fatiha'nın ilk ayetleri

Dersin son bölümünde ayetlerin tercümesine geçiliyor. "Elhamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn" izah edilirken hocaefendi, ezelden ebede canlı cansız bütün varlıkların hamd ve senasının âlemlerin Rabbine ait olduğunu söylüyor. Rab kelimesini "yoktan yaratan, yaşatan, şekilden şekle sokan" diye açıklıyor.

Ardından Rahman ve Rahîm isimleri üzerinde duruyor. Rahman'ı, mümin kâfir ayrımı yapmadan nimetlerini herkese ulaştıran diye; Rahîm'i ise ahirette nimetlerini özellikle iman eden kullarına tahsis eden diye açıklıyor. Dünyanın bir imtihan yeri olduğunu, herkesin hareketlerinde serbest bırakıldığını, çünkü ceza ya da mükâfatın ancak hür bir iradeye karşılık verilebileceğini anlatıyor. Ahiretin ise çalışma ve eksikleri tamir yeri değil, dünyadaki çalışmanın karşılığını bulma yeri olduğunu belirtiyor.

Bu yazı, dersin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.