(243) Tefekkür - Timurtaş Uçar Hocaefendi
Timurtaş Uçar Hocaefendi bu sohbetinde insanın yaratılışındaki temel bir gerçekten yola çıkıyor: insan yalnız yaşamak üzere yaratılmamıştır. Birlikte yaşamak zorunda olan insanların hangi ölçüye göre yaşayacağı sorusunu ortaya koyuyor ve bu sorunun cevabını adalet kavramı üzerinden derinleştiriyor. Sohbet, akıl sahibi bir insanın üzerinde düşünmesi gereken bu meseleyi adım adım ele alıyor.
İnsan Yalnız Yaşayamaz
Hocaefendi, Allah'ın insanı yaratılmışların en şereflisi olarak yarattığını, fakat aynı zamanda topluca yaşamaya adeta mecbur bir yapıda var ettiğini anlatıyor. Bu tespiti güçlendirmek için Hazreti Âdem'in cennette bile yalnızlıktan hoşlanmadığını, Cenab-ı Hakk'ın ona bir eş yarattığını hatırlatıyor. Hocaefendinin çıkardığı sonuç açıktır: cennette dahi yalnızlık insanın tabiatına uygun değilse, sıkıntı ve ihtiyaçlarla dolu bir dünyada hiç değildir.
Birlikte Yaşamanın Getirdiği Soru
İnsanlar bir araya geldiğinde havayı, suyu, toprağı ve nimetleri paylaşmak durumundadır. Hocaefendi buradan asıl soruya geçiyor: alırken satarken, kazanırken paylaşırken, oturup kalkarken insanlar neye göre davranacak? Herkes kendi keyfine, kendi arzusuna göre mi hareket edecek, yoksa bağlı olacakları ölçüler mi bulunacak? Bu ölçüleri kimin koyacağı sorusunun, aklını kullanan herkesi bir cevaba götüreceğini söylüyor.
"Adalet Mülkün Temelidir" Sözünün Ardındaki Soru
Sohbetin en dikkat çeken bölümünde hocaefendi kendi hayatından bir hatırayı anlatıyor. Mahkeme salonlarının duvarında yazılı olan ve Hazreti Ömer'e nispet edilen "adalet mülkün temelidir" sözü üzerine geçen bir konuşmayı naklediyor. Bir binanın temeli çökerse bina nasıl ayakta duramazsa, adalet çekildiğinde bir memleketin de ayakta kalamayacağını ifade ediyor. Ardından asıl sorusunu soruyor: mülkün temeli adalet ise, adaletin temeli nedir? Adalet havada duramayacağına göre neye dayanmaktadır?
Adaletin Kaynağı
Hocaefendi bu sorunun cevabını, cuma hutbelerinin sonunda okunagelen ve Allah'ın adaleti emrettiğini bildiren ayete bağlıyor. Adaletin kaynağının ve sahibinin Allah olduğunu, dolayısıyla adaletin insanların keyfine göre şekillenen bir ölçü olmadığını ifade ediyor. Sohbette adaletin çarşıda satılan bir eşya gibi bulunamayacağı, onun ilahi bir esasa dayandığı vurgulanıyor.
Adalet Sadece Mahkemede Değildir
Sohbetin sonunda hocaefendi, İslam'da adalet mefhumunun oldukça geniş olduğunu belirtiyor. Adalet yalnızca mahkemelerde hâkimin verdiği kararla sınırlı değildir; sokakta, çarşıda, pazarda, mektepte, ailede ve iş yerinde de adalet vardır. Adaletin bütün hayatı kuşatan bir kavram olduğunu söyleyerek konuyu daha geniş biçimde ele almak üzere sohbeti dua ile bitiriyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.