Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

(15) Allah'ı (c.c.) Tanımamanın Sonuçları - Timurtaş Uçar Hocaefendi

👁 1.184 izlenme 👍 26 📅 9 Mart 2013 ⏱ 48:22
🎙️ Timurtaş Uçar ⏳ Ahiret ve Kabir
Sesli (mp3) Sohbet-15 http://www.ilimmeclisi.org
📝 (15) Allah'ı (c.c.) Tanımamanın Sonuçları - Timurtaş Uçar Hocaefendi — Yazılı Anlatım

Timurtaş Uçar Hocaefendi bu sohbetinde, insanın kendisini var eden kudreti tanımamasının hem bireyin hem toplumun hayatında nasıl bir çöküşe yol açtığını anlatıyor. Sohbetin temel sorusu şudur: yokken var edilen insan, kendisini var edeni nasıl unutabilir?

Hayatı Yanlış Anlamanın Bedeli

Hocaefendi konuya, yaşanan sıkıntıların, buhranların ve musibetlerin kökeninde hayatı yanlış anlamak ve yanlış anlatmak olduğunu söyleyerek giriyor. Kur'an'ın dikkatleri sürekli bir noktaya çektiğini belirtiyor: insan daha önce yok iken hayata getirilmiştir, kendi gelişinde hiçbir dahli ve kudreti yoktur. Hocaefendi'ye göre yeryüzündeki isyanın kaynağı tam olarak burasıdır; insan kendisini yoktan var eden kudreti görmezden geldiğinde her şeyi kendi elinde sanmaya başlar.

"Bu Kemikleri Kim Diriltecek?"

Sohbette, Peygamber Efendimiz'in davetine karşı çıkanların ileri sürdüğü itiraz hatırlatılıyor. Onlar, çürümüş kemiklerin yeniden diriltilmesini akıllarına sığdıramıyor ve bunu inkâr gerekçesi yapıyorlardı. Hocaefendi, verilen cevabın meselenin başlangıcına dikkat çektiğini anlatıyor: bu insanları, bu bedenleri henüz hiçbiri yokken ilk defa var eden kim ise, tekrar diriltecek olan da odur. Yani mesele akıl almazlık değil, evveli düşünmemektir.

Ölümden Hiç Söz Etmeyen Bir Hayat Anlayışı

Hocaefendi, çevremizi kuşatan yayınların ve anlatımların hemen hiçbirinde ölümden, ahiretten, mahşerden ve hesaptan söz edilmediğinden yakınıyor. Bunun yerine sürekli eğlence, şöhret ve nefsin arzularının telkin edildiğini; bu telkinle yetişen bir neslin kendini zapt etmesinin çok zor olacağını ifade ediyor. Anlatımını somut bir örnekle sürdürüyor: kendisine böbrek nakli yapılan bir hastanın, organını veren kişiye gazete üzerinden teşekkür ettiğini, ama o böbrekleri, ciğerleri ve her nefesi yoktan veren Allah'a bir teşekkürün akla gelmediğini söylüyor. Hocaefendi'ye göre bu tablo, şükrü unutmuş bir hayat anlayışının işaretidir.

Mesuliyet: Elimizdekini Neye Vesile Kıldığımız

Sohbetin son bölümünde hocaefendi, insanın sahip olduklarından da sorumlu olduğunu anlatıyor. Bir mülkünü Kur'an okuyan, namaz kılan, dua eden bir kimseye tahsis edenin, orada okunan Kur'an'dan hissedar olacağını; buna karşılık kişinin bile bile günah işlenen bir zemine vesile olmasının da mesuliyet doğuracağını ifade ediyor. Hocaefendi burada dinleyenlerine tedbirli olmayı, hesabını yaparak hareket etmeyi tavsiye ediyor ve konuyu gelecek derste genişçe ele alacağını söyleyerek sohbeti dua ile bitiriyor.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.