(12) Allah (c.c.) Yolunda Edep - Timurtaş Uçar Hocaefendi
Timurtaş Uçar Hocaefendi bu vaazında, bir önceki dersinde işaret ettiği meseleyi ayet ve hadislerle genişletiyor: İnsanlığın üzerinde ittifak etmesi gereken tek hakikat, yaratıcının kim olduğudur. Hocaefendi, bu noktada anlaşılmadıkça hiçbir yolda huzur ve emniyetin bulunamayacağını söyleyerek sohbete başlıyor.
Kur'an Aklı Nasıl Zorlar
Vaazın ilk bölümü, Kur'an-ı Kerim'in yaratma hakikatini soru sorarak anlatma üslubuna ayrılmış. Hocaefendi üç örnek üzerinde duruyor. Birincisi insanın aslı olan bir damla su: O damladan düşünen, gülen, ağlayan, karakteri ve kabiliyeti olan bir insanın nasıl meydana geldiğini soruyor. İkincisi toprağa gömülen çekirdek: İçinden dallı budaklı koca bir ağacın, milyonlarca yaprağın, rengi ve deseni ayrı çiçeklerin çıkışını hatırlatıyor. Üçüncüsü içtiğimiz su: Terkibini, gökten inişini düşünmeye çağırıyor. Hocaefendi bu soruların akıl sahiplerine yöneltildiğini, cevabının da apaçık olduğunu ifade ediyor.
En Büyük Mesele: Yaratıcıyı Tanımak
Hocaefendi'ye göre insanlığın asıl problemi teknik değil itikadîdir. Yaratıcıyı tanımayan insanın her asırda türlü sapmalara düştüğünü söylüyor. Özellikle "din ayrı, dünya ayrı; bu işlere Allah'ı karıştırmayalım" anlayışını eleştiriyor ve bunun kaynağında yaratıcıyı doğru tanımamanın bulunduğunu ifade ediyor. İnsanın hayatı da hayata gereken şeyleri de kendisinin var etmediğini hatırlatarak, kulluk bilincinin buradan doğduğunu anlatıyor.
Pazarlıksız İman
Sohbetin ikinci bölümünde imanın kalitesi konusu işleniyor. Hocaefendi, tereddütsüz ve pazarlıksız iman ile şartlı iman arasında keskin bir ayrım yapıyor. Şeytanın Hz. Âdem'e secde emri karşısında "ben ateşten, o topraktan" diyerek kibirlenmesini, emir karşısında pazarlığa girmenin örneği olarak anlatıyor. Kendini aydın sayan bazı çevrelerin de imanı böyle şartlı taşıdığını, hangi fikre ait olduğu belli olmayan karmakarışık bir zihin dünyasında yaşadıklarını söylüyor.
Eğitim ve Şahsiyet
Hocaefendi, şahsiyet sahibi bir neslin ancak Kur'an'a dayalı bir eğitimle yetişeceği kanaatini güçlü bir dille ifade ediyor. Bu itikadını hiçbir şeyden çekinmeden söylediğini, gerekirse bedelini ödemeye hazır olduğunu belirtiyor.
Tebliğ Sorumluluğu ve Cami Edebi
Vaazda İslam'ı anlatmanın herkese düşen bir vazife olduğu vurgulanıyor; hocaefendi bu bağlamda ilk dönem tebliğcilerine dair anlatılan bir menkıbeyi de misal olarak aktarıyor. Konuşmanın sonunda cemaate somut tavsiyeler veriliyor: Camiden ve cemaatten uzak kalmış kimseleri derslere getirmek, girişte ve çıkışta sessiz sakin davranmak, kimseyi rahatsız etmemek. Vaaz, ümmet için yapılan uzun bir dua ve kelime-i şehadetle noktalanıyor.
Bu yazı, vaazın ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.