Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

Zikir-Muhabbet-Kulluk- Bayram Ali Öztürk Hoca

👁 37.902 izlenme 👍 1.019 📅 13 Nisan 2012 ⏱ 01:31:12
🎙️ Bayram Ali Öztürk 🤲 İbadet ve Namaz
Şehit Bayram Ali Öztürk Hocaefendi (Rahmetullahi Aleyh)
📝 Zikir-Muhabbet-Kulluk- Bayram Ali Öztürk Hoca — Yazılı Anlatım

Bayram Ali Öztürk Hoca bu sohbetinde zikir, muhabbet ve kulluk üçgenini, kulun Rabbiyle kurduğu yakınlık üzerinden ele alıyor. Sohbetin çıkış noktası, İslam büyüklerinin dilinde dolaşan "benim Allah ile bir vaktim vardır" ifadesinin ne manaya geldiği. Hocaefendi bu cümleyi iki ayrı yönden açıklayarak, meselenin bir zaman ölçüsü değil bir hâl meselesi olduğunu anlatıyor.

"Benim Allah ile bir vaktim var" ne demek?

Sohbette bu ifadenin ilk manası şöyle açıklanıyor: kulun Mevlası ile daimî ve sürekli bir beraberliği vardır; o an içinde başka hiçbir varlık araya giremez. İkinci mana ise "nadir keyfiyet" kavramıyla veriliyor. Burada kastedilen kısa bir zaman dilimi değil, çok istisnaî bir hâl, ender rastlanan bir durumdur. Hocaefendi bu ayrımın üzerinde özellikle duruyor; çünkü ifadeyi "bir anlık vakit" diye anlamak, sözün taşıdığı manayı daraltıyor.

Bu hâl en çok nerede yakalanır?

Sohbette gelen bir soru bu hâlin nasıl elde edileceğine dair. Verilen cevap net: bu keyfiyet ağırlıklı olarak namazda hasıl olur. Hocaefendi, namaz dışında da böyle hâllerin yaşanabileceğini, ancak bunların yine namazın semeresi ve neticesi olduğunu ifade ediyor. Peygamber Efendimizin "gözümün nuru namazda kılınmıştır" buyurduğu videoda hatırlatılıyor ve bu sözün tam da o hâli anlatmaya çalıştığı söyleniyor.

Namaz: en kesif iletişim anı

Sohbetin en çok vurgulanan cümlesi şu: kulun Rabbine en yakın olduğu an secde ve namaz anıdır. Hocaefendi bu manada bir hadis-i şerifi ve "secde et ve yaklaş" mealindeki ayet-i kerimeyi hatırlatıyor. Namazı, Allah ile kul arasında kurulan en yoğun bağlantı olarak tarif ediyor; bu bağlantı kurulduğunda kalbe yansıyan güzelliğin, kesildiğinde ise kaybolan şeyin ne olduğunu anlatmaya çalışıyor. Bazı kimselerin yüzlerce rekât namaz kılmasını da bu hâlin çekiciliğiyle açıklıyor.

Anlatılamayan hâl ve deniz benzetmesi

Hocaefendi bu manevî hâli anlatmanın güçlüğünü sade bir benzetmeyle veriyor: denizin güzelliğini ne kadar anlatsanız yavan kalır; kişi denize girip tadını kendisi hissetmedikçe anlatılan eksik olur. Aynı şekilde Kâbe'yi tavaf eden, mübarek beldeleri gezen bir insanın döndükten sonra bile o güzelliğin yansımasını taşıması örnek veriliyor. Sohbete göre namaz dışında hissedilen hoşluk da işte bu taşmanın neticesidir. Anlatımın sonunda, konuşmanın buzlu cam arkasından bakmak gibi kaldığı; asıl olanın o hâli bizzat yaşamak olduğu söyleniyor.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.