Yazıyı Bile Toprağa Gömüyorlardı – Ecdadın İlime Hürmeti | Abdurrahman Büyükkörükçü
Kanalımıza Abone Olun ➥ https://www.youtube.com/@dinisohbetlertv/videos
Abdurrahman Büyükkörükçü, sohbetine babasından dinlediği bir latifeyle başlıyor. Sam Efendi Hazretleri’nin yaşadığı bir olaydan söz ediyor. Sam Efendi bir gün not alırken lafza-i celali (Allah lafzı) yanlış bir yere yazdığını fark eder. Büyük bir edep göstererek, “Bu burada olmayacak, ne yapmalıyım?” diye sorar. Yanındaki damadı Ömer Kirazoğlu (rahmetullahi aleyh) hemen meseleyi anlar, kalemle yazılmış lafzayı dikkatlice siler. Sam Efendi de bundan memnun olur, kendisini tekrar hayırla yâd ederler.
Buradan hareketle Abdurrahman Hoca, ecdadımızın ilme ve kutsal yazıya olan saygısına dikkat çeker. Sadece Kur’an ayetlerine değil, dini ilimlerin yazıldığı her metne karşı büyük hürmet gösterildiğini, silinen yazıların süprüntülerinin dahi çöpe atılmayıp toplandığını, hatta uygun bir yere defnedildiğini anlatır. “Biz bu ecdadın evlatlarıyız,” diyerek aynı hassasiyetin bugün de sürdürülmesi gerektiğini vurgular.
Sohbetin devamında, Resûlullah’a (s.a.v.) itaatin karşılığının sadece dünyada değil, ahirette de büyük nimetlerle karşılık bulacağını ifade eder. Resulullah’ın yolunda gidenlerin mahşerde onunla beraber olacağını, ebedi saadetin bu itaatin sonucu olduğunu belirtir. Bu nedenle, Efendimiz’in izinden gitmenin sadece bir sevap değil, aynı zamanda sonsuz bir beraberliğin vesilesi olduğunu dile getirir.