Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi - Kapu Camii Vaazları - 15. Bölüm
Tahir Büyükkörükçü Hocaefendi Kapu Camii vaazlarının bu bölümünde, Peygamber Efendimizi Kur'an'ın kendisine verdiği sıfatlarla tanımaya çalışıyor. Ömrümüze ömür eklense O'nun güzel vasıflarının sayılıp bitirilemeyeceğini söyleyerek söze başlıyor ve dersi bir ayet-i kerime etrafında kuruyor. Vaazın ana sorusu şudur: Peygamber Efendimizi Kur'an bize nasıl tanıtıyor?
Şahit Olarak Gönderilen Peygamber
Hocaefendi, Peygamber Efendimize hitaben "Biz seni şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik" mealindeki ayeti okuyarak bu sıfatları tek tek açıklıyor. Şahitlik bahsinde, mahşerde her ümmete bir şahit getirileceği, ümmet-i Muhammed'in diğer ümmetler üzerine şahitlik edeceği ve bu şahitliğin doğruluğuna Peygamber Efendimizin şahit olacağı anlatılıyor. Hocaefendi bu mananın taşıdığı ağırlığa dikkat çekerek, o gün hamd sancağının altında bulunabilmek için dua ediyor.
İbn Mes'ud'a Okutulan Kur'an
Vaazda nakledilen bir hatıraya göre Peygamber Efendimiz, Abdullah bin Mes'ud'dan kendisine Kur'an okumasını istemiştir. Abdullah bin Mes'ud "Kur'an size indiriliyor, ben size nasıl okuyayım" deyince Efendimiz dinlemekten ayrı bir zevk aldığını bildirmiştir. Anlatıldığına göre mahşerdeki şahitliği bildiren ayete gelindiğinde Efendimizin mübarek gözlerinden yaşlar akmıştır. Hocaefendi bu sahneyi, ayetin manası üzerinde düşünmenin ne demek olduğuna dair bir örnek olarak veriyor.
Müjdeleyici ve Uyarıcı
Hocaefendi ayetin devamındaki iki sıfatı da açıklıyor. Müjde, iman edip namaz, oruç, hac ve zekât gibi ibadetlerine devam eden, Kur'an'a tabi olan, aile hayatını ve ticaret ahlakını dinin ölçülerine göre düzenleyen kimseler içindir. Uyarı ise hakkı inkâr edenler ve haddi aşanlar içindir. Vaazda ayrıca aile terbiyesine değiniliyor: evlatların İslam inancı ve Peygamber Efendimizin ahlakıyla yetiştirilmesi tavsiye ediliyor, yenilik adına terbiyenin gevşetilmemesi isteniyor.
Bütün İnsanlığa Gönderilen Peygamber
Vaazın en çok üzerinde durulan bahsi, Peygamber Efendimizin bütün insanlığa gönderilmiş olmasıdır. Hocaefendi, önceki peygamberlerin bir kavme, bir şehre ya da bir topluluğa gönderildiğini; Efendimizin ise dünyanın en uzak köşelerine kadar bütün insanlığa peygamber olarak gönderildiğini anlatıyor. Bu ümmete mensup olmanın büyük bir bahtiyarlık olduğunu vurguluyor ve buna şükredilmesi gerektiğini söylüyor.
Kur'an'sız Bir Hayat Düşünülemez
Vaazın sonuç fikri açık: ibadetten ahlaka, adab-ı muaşeretten aile hayatına, alışverişten muamelata kadar her alanda sarılınacak kaynak Kur'an'dır. Hocaefendi, Kur'an'ın dışında bir İslamî hayat tasavvurunun mümkün olmadığını ifade ederek dersi bu ölçü üzerine bağlıyor.
Bu yazı, vaazın ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.