Resulü Ekrem bize her yönüyle en güzel örnektir ! | (Kutlu Doğum Haftası) | Abdurrahman Büyükkörükçü
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetini Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle yapıyor. Konusu tek bir cümlede toplanıyor: Peygamber Efendimiz hayatın her alanında bizim için en güzel örnektir. Hocaefendi bu iddiayı soyut bırakmıyor, Efendimizin gündelik hayatından sahneler aktararak anlatıyor.
Örneklik hayatın her alanını kapsar
Sohbetin girişinde, Peygamber Efendimizde bizim için en güzel örnek bulunduğunu bildiren ayet hatırlatılıyor. Hocaefendi bunu bir liste hâlinde açıyor: kullukta, aile hayatında, ticaret ahlakında, komşuluk münasebetlerinde, anne babaya saygıda, hatta bir karıncaya ve kelebeğe muamelede bile ölçü odur. En güzel insan olmak isteyenin ona tâbi olması gerektiğini söylüyor ve "ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim" hadisini hatırlatıyor.
Misafire ve büyüğe gösterilen edep
Hocaefendi, misafire gösterilen ikramdan örnekler veriyor. Anlatılana göre Efendimiz gelen misafirine minder ikram eder, kimi zaman kendi hırkasını çıkarıp serer ve oturmasını isterdi. Süt annesi Halime hatun geldiğinde de hırkasını serdiğine dair rivayetleri naklediyor. Komşuluk hakkının ne kadar vurgulandığını, hatta neredeyse mirasçı kılınacak sanılacak kadar tavsiye edildiğini bildiren rivayete de yer veriyor.
Torunlarıyla arasındaki manzaralar
Sohbetin en canlı bölümü çocuklarla ilgili. Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin efendilerimizin binecek bir şeyleri olmadığını söylemeleri üzerine Efendimizin onları sırtına aldığı ve evin içinde dolaştırdığı rivayeti aktarılıyor. Hocaefendi bu tabloyu tevazuun zirvesi olarak yorumluyor ve buradan mümine kibrin yakışmadığı sonucunu çıkarıyor. Bir başka rivayette, kucağındaki torununun üzerine ihtiyacını görmesi üzerine Efendimizin telaşa kapılmadığı, çocuğu rahatsız etmeden birkaç avuç suyla temizleneceğini söylediği naklediliyor.
Çocuklara ve gençlere muamele
Hocaefendi, yolda oyun oynayan çocukların yanından geçerken Efendimizin durup onlara selam verdiğini, hâllerini sorduğunu, başlarını okşadığını ve aralarında yarış düzenleyip kazanana mükâfat verdiğini anlatıyor. Abdest suyunu getirmeyi unutup oyuna dalan bir çocuğa gösterilen müsamahayı da aktarıyor. Gençlere muamelesinde ise özellikle Üsâme bin Zeyd radıyallahu anh ile arasındaki yakınlığa değiniyor.
Bize düşen
Sohbeti Hocaefendi şöyle bağlıyor: kullukta, aile hayatında, ticarette, komşulukta, çocuk ve genç muamelesinde en güzel örnek odur; öyleyse bize düşen onun yolunda yaşamaya gayret etmektir. Kutlu Doğum Haftası tebriğiyle ve dualarla sohbet tamamlanıyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.