Peygamber Sevgisinin İdrak Ötesi Derinliği – Tahir Büyükkörükçü’nün Manevi Sohbeti

👁 1.627 izlenme 👍 62 📅 23 Ekim 2025 ⏱ 15:18
Kanalımıza Abone Olun ➥ https://www.youtube.com/@dinisohbetlertv/videos Tahir Büyükkörükçü Hoca bu sohbetinde, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) eşsizliğini, insan aklının onu tam manasıyla idrak edemeyeceğini, O’nun kemalinin ve faziletinin bütün ölçülerin ötesinde olduğunu anlatır. Sohbetine, Allah’ın Resulü’nü anlatmanın bir insan için ne kadar zor olduğundan söz ederek başlar ve onu “dünya büyüklüğünde bir kristal”e benzetir; bu kristalin her yüzeyinde bir güneş parladığı gibi, Peygamberimizin de her yönüyle bir nur kaynağı olduğunu belirtir. Allah’ın zatını kavramanın da aklın sınırlarını aştığını, O’nun tariften ve benzetmeden münezzeh olduğunu ifade eder. Hz. Ebubekir’in “Rabbimi idrak edemem demek, idraktır” sözüyle bu teslimiyetin en güzel örneğini verir. Hoca, Namık Kemal ve Nevrekoplu Mehmet Efendi gibi Osmanlı şairlerinden alıntılar yaparak, Peygamberimize olan sevgi ve hayranlığın asırlardır nasıl dile getirildiğini anlatır. Namık Kemal’in “Sen âlemde birsin ve teksin yâ Muhammed” mısralarını hatırlatarak, Resûlullah’ın hem güzellikte hem kemalde hem de risalette tek olduğunu vurgular. Ardından Osmanlı döneminden örneklerle, hem erkeklerin hem kadınların bu peygamber sevgisiyle yoğrulmuş bir medeniyetin mensubu olduklarını anlatır. Sohbetin sonunda meşhur bir menkıbe aktarır: Osmanlı şairi Nâbî, hac yolculuğunda Medine’ye yaklaşırken bir kaside yazar. Medine’ye vardığında müezzinin, Nâbî’nin daha yeni yazdığı kasideyi minareden okuduğunu duyar. Şaşkınlıkla sebebini sorar ve müezzin, “Bu gece Peygamber Efendimiz rüyama geldi ve ‘ümmetimden Nâbî geliyor, bu kasideyi ezberle’ dedi” cevabını verir. Hoca bu hadisenin, Peygamberimizin ümmetine olan yakınlığını ve Nâbî’nin “ümmetimden” hitabıyla yaşadığı derin manevi coşkuyu ifade eder. Son olarak Tahir Hoca, Mevlânâ’dan bir beyti anarak sözü tamamlar: “Feleklerin genişliğinde bir ağız isterim ki, meleklerin bile kıskandığı Muhammed’den söz edebileyim.” Böylece konuşmasını, Resûlullah’a olan aşkı, edebi, saygıyı ve ümmet olmanın şerefini vurgulayarak bitirir.