Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in Vefatı (17.07.1965)- Medineli Hacı Osman Efendi
1965 yılında yapılmış bu sohbette, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) hastalığı, vefatı ve arkasından yaşananlar baştan sona anlatılıyor. Bir önceki hafta Efendimiz'in doğumunun anlatıldığı hatırlatılarak söze başlanıyor ve her canlının ölümü tadacağını bildiren ayet hatırlatılarak, en sevgili kulun bile bu dünyadan ayrıldığı, asıl buluşmanın ahirette olacağı vurgulanıyor.
Hastalığın başlaması ve namazın Hz. Ebubekir'e bırakılması
Anlatıma göre Efendimiz'in rahatsızlığı bir pazartesi günü başlamış, perşembeye doğru ağırlaşmıştır. Hararetinin şiddeti o kadar fazlaymış ki mübarek eline dokunanlar sıcaklığını hissedermiş. "Sana neden bu kadar ağır geliyor?" diye soranlara, sevabın büyüklüğü ölçüsünde imtihanın da ağır olduğu cevabını verdiği aktarılıyor. Hastalığın ağırlaştığı günlerde cemaate namazı Hz. Ebubekir'in kıldırması emredilmiş, o günler boyunca imamlık vazifesini o üstlenmiştir.
Hayber'deki zehirli lokma
Sohbette Hz. Ayşe validemize söylediği rivayet edilen bir söz naklediliyor: Hayber'de kendisine ikram edilen etten aldığı zehirli lokmanın tesirinin her yıl kendini gösterdiği, o son senede ise kalbindeki damarı kopardığı ifade ediliyor. Anlatılana göre Efendimiz lokmayı ağzına aldığında, etin kendisine zehirli olduğunu haber verdiğini söyleyerek onu dışarı atmış, fakat konulan zehrin şiddetinden bir eseri kalmıştır. Hocaefendi bunu bir felaket olarak değil, Cenab-ı Hakk'ın Habibine peygamberlikle beraber şehitlik mertebesini de ihsan etmesi olarak yorumluyor.
Vefat haberi ve Hz. Ebubekir'in sükûneti
Vefat haberi duyulduğunda Medine'nin karıştığı, Hz. Ömer'in büyük bir teessürle kendinden geçtiği anlatılıyor. Hz. Ebubekir'in gelip cemaate seslenerek, kim Allah'a kulluk ediyorsa Allah'ın bâki olduğunu hatırlattığı ve konuyla ilgili ayeti okuduğu naklediliyor. Bu ayet daha önce defalarca okunmuş olsa da, o anda âdeta ilk defa işitilmiş gibi tesir etmiştir. Sohbette dikkat çekilen nokta şudur: bildiğimiz hakikatleri sarsıntı anında hatırlayabilmek başlı başına bir olgunluktur.
Sonrasında yaşananlar
Efendimiz'in vefatının ardından ortaya çıkan karışıklıklar, yalancı peygamber iddiaları ve Hz. Ebubekir'in halife olarak gösterdiği kararlılık da anlatılıyor. Ayrıca vefatından önce kızı Hz. Fatıma'yı çağırıp kulağına bir şey söylediği, onun önce ağladığı, sonra teselli bulduğu hatırası aktarılıyor. Sohbetin sonunda Efendimiz'in sünnetine ve emanetine sahip çıkma, namaza ve zikre devam etme tavsiyeleri yer alıyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.