Nikâhın ve Talâkın Şakası Olmaz! Ailenizi Bir Sözle Yıkmayın | Abdurrahman Büyükkörükçü
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde, öfkeli bir anda ağızdan çıkan bir sözün koca bir yuvayı nasıl yıkabildiğini anlatıyor. Nikâh ve talak meselesinin şakaya gelmeyeceğini, bu konuda cahilliğin ve hoyratlığın telafisi güç neticeler doğurduğunu, müftülükteki fetva nöbetlerinde şahit olduğu hâdiselerden örneklerle ortaya koyuyor.
Eş, Allah'ın Emanetidir
Hocaefendi sohbete Veda Hutbesi'ndeki hatırlatmayla başlıyor: Efendimiz, hanımlar hususunda Allah'tan korkulmasını istemiş ve onların Allah'ın emaneti olarak alındığını bildirmiştir. Koca, boynunun borcu olmadığı hâlde evini çekip çeviren, çocuklarına bakan hanımına merhametle davranacak; hanım da kendisine çatı, rızık ve himaye sağlayan kocasının kıymetini bilecektir. Sohbette, insanlara teşekkür etmeyenin Allah'a şükretmiş olmayacağını bildiren hadis-i şerif de hatırlatılıyor.
Helâl Ama Sevilmeyen
Hocaefendi, rivayet edilen bir hadis-i şerifi naklederek boşanmanın Allah'ın en sevmediği helâl olduğunu ifade ediyor. Yani böyle bir kapı vardır, kapalı değildir; fakat Cenab-ı Hakk'ın hiç hoşlanmadığı bir kapıdır. Bu sebeple yuvanın ayakta kalması için gayret göstermek, meşru bir sebep olmadan "incir çekirdeğini doldurmayan" gerekçelerle birlikteliğe son vermemek gerekir. Mesuliyetin ağır kısmının erkeğin omuzlarında olduğunu, dolayısıyla koruyup gözetme ve birliği sürdürme gayretinin de öncelikle ondan beklendiğini söylüyor. Birliktelik gerçekten çekilemez hâle gelirse ayrılığın mümkün olduğunu da ifade ediyor.
Hanımlara Sabır, Erkeklere Merhamet
Sohbette hanım kardeşlerinden biraz daha fedakârlık ve sabır isteyen hocaefendi, kocayı boşanmaya tahrik etmemelerini rica ediyor. Bu bahiste rivayet edilen bir hadis-i şerifi de naklediyor: Meşru bir mazereti olmadan, sırf dünyalık ve nefsani sebeplerle kocasından boşanmayı isteyen kadın hakkında ağır bir uyarı bulunmaktadır. Erkeklere ise dikkatli, merhametli ve sabırlı olmayı; öfkelendiği anda ilk iş olarak talaka sarılmamayı tavsiye ediyor.
"Şart Ettim, Talak Verdim" Sözünü Ağza Almayın
Hocaefendi'nin en ısrarlı ricası bu. Fetva nöbetlerinde kucağında çocuğuyla ağlayan hanımlarla karşılaştığını, ortada hiçbir ciddi sebep bulunmadığını anlatıyor. Öfkeyle sarf edilen sözlerin arkasından kocaman bir yıkım geldiğini söyleyerek, bu tabirlerin hiç ağza alınmamasını istiyor.
Bilinmeyen Bir Çare: Tefvîz-i Talâk
Sohbetin sonunda hocaefendi, halkın çoğunlukla bilmediği bir hususa işaret ediyor: Nikâh esnasında veya sonradan, boşama hakkının bir kısmının ya da tamamının eşe devredilmesi mümkündür. Bunun yuvayı kurtaracak bir vesile olabileceğini söylüyor; teferruatını ise sahasında ihtisas sahibi hocalara havale ediyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.