Kutlu Doğum Haftası ve Peygamber Efendimizin Doğumu | Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca (29-04-2011)
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetini, Kutlu Doğum haftası münasebetiyle Peygamber Efendimizin dünyaya teşrifine ayırıyor. Onun gelişini müjdeleyen işaretlerden başlıyor, ahlakını anlatıyor ve çocuklara, gençlere gösterdiği muameleden örnekler veriyor.
Bir Duanın ve Bir Müjdenin Karşılığı
Hocaefendi, Efendimizin dünyaya teşrifini iki müjdeye bağlıyor. Birincisi Hz. İbrahim'in duasıdır: Kur'an'da nakledildiğine göre o, kendi soyundan kendilerine ayetleri okuyacak, kitabı öğretecek ve onları arındıracak bir peygamber göndermesi için Rabbine niyazda bulunmuştu. İkincisi ise Hz. İsa'nın verdiği müjdedir. Hocaefendi, Efendimizin kendisi için "Ben atam İbrahim'in duası, kardeşim İsa'nın müjdesiyim" dediğini naklediyor. Ayrıca annesinin, doğumundan önce gördüğü nura dair anlatımı da aktarıyor.
Ona Ümmet Olmanın Kıymeti
Hocaefendiye göre Efendimizi hakkıyla methetmek kimsenin haddi değildir; çünkü onu Kur'an'da bizzat Rabbimiz methetmiştir. Bu bahiste, "Sen büyük bir ahlak üzeresin" mealindeki ayet hatırlatılıyor. Hocaefendi, onun getirdiği ölçüye bağlanmanın bir kısıtlama değil, insanı bütün başka bağımlılıklardan kurtaran gerçek hürriyet olduğunu ifade ediyor.
Şefaatiyle Ümitlenmek
Sohbetin orta bölümünde, tövbesinin kabulü için uzun süre yalvaran Hz. Âdem'e dair anlatılan bir rivayet naklediliyor. Anlatıma göre Hz. Âdem, arşta gördüğü isim sebebiyle Efendimizin hatırını vesile ederek af diler ve duası kabul edilir. Hocaefendi buna bir başka anlatımı da ekliyor: Efendimizin, ömrü boyunca kelime-i tevhidi tekrarlayan ümmeti için Rabbine niyazda bulunduğu nakledilir. Bu anlatımları rivayet dili içinde veriyor.
Her Alanda Örnek Bir Ahlak
Hocaefendi, Efendimizin ahlakını tek bir alana sıkıştırmamak gerektiğini söylüyor: Aile hayatında, komşuluk ilişkilerinde, akrabalarla muamelede, ticarette, hatta gönülden geçenlerde bile en güzel örnek odur. En mükemmel insan olmak isteyen kimseye tavsiyesi nettir: Muhammedî ahlaka tabi ol.
Çocuklara ve Gençlere Muamelesi
Sohbetin son bölümü, bu ahlakın en somut örneklerine ayrılıyor. Hocaefendi, uzun yıllar Efendimizin hizmetinde bulunan sahabinin, kendisine bir kere olsun sitem edilmediğini anlattığı rivayeti hatırlatıyor. Ardından, abdest suyu getirmesi istenen küçük bir çocuğun oyuna dalıp gecikmesi üzerine yaşananları naklediyor: Efendimiz elindeki misvakla latife eder ve çocuğu affeder. Bir başka örnek olarak, çok sevdiği genç bir sahabiye gösterdiği şefkatli ilgiyi anlatıyor. Hocaefendi bu tablolardan çıkardığı sonucu şöyle bağlıyor: Biz de öyle olmaya gayret edeceğiz. Sohbeti, onun yolunda yaşamayı ve şefaatine nail olmayı dileyerek dua ile tamamlıyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.