Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

Kurban Bayramı- Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca

👁 2.330 izlenme 👍 33 📅 20 Ocak 2012 ⏱ 1:09:10
🎙️ Abdurrahman Büyükkörükçü 🏠 Aile ve Toplum
Kontv - İrfan Mektebi
📝 Kurban Bayramı- Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca — Yazılı Anlatım

Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetini Kurban Bayramı'nın arifesinde yapıyor. Zilhicce ayının ilk on gününde bulunduğumuzu hatırlatarak başlayan sohbet, kurbanın manasından zikrin inceliklerine, oradan da helal kazancın kıymetine uzanıyor.

Yemin Edilen Günler

Hocaefendi, Kur'an-ı Kerim'de üzerine yemin edilen on gecenin Zilhicce'nin ilk on gecesi olduğunu, bu günlerin gönül ehli katında hususi bir kıymet taşıdığını söylüyor. Bu on günün sonunda Kurban Bayramı'na erişileceğini, hacı kardeşlerimizin Arafat'ta bulunacağını hatırlatarak, bilhassa gecelerin değerlendirilmesini tavsiye ediyor.

Kurban: Yakınlık Demek

Sohbette kurban kelimesinin manası üzerinde duruluyor. Hocaefendi bu kelimenin "kurbiyet", yani Allah'a yakınlık kökünden geldiğini; müminin kurban keserek Rabbine yaklaşmayı umduğunu söylüyor. Bu bahiste, kurbanın kanı henüz toprağa değmeden Allah katında makbul bir yere ulaştığını bildiren rivayeti naklediyor ve Cenâb-ı Hakk'ın kullarını çeşitli vesilelerle affettiğini, kurbanın da bu vesilelerden biri olduğunu ifade ediyor. Bayramın aynı zamanda dostlukların tazelendiği, akraba ziyaretlerinin yapıldığı bir fırsat iklimi olduğunu hatırlatıyor.

Zikrin En Hayırlısı

Sohbetin orta bölümü zikre ayrılmış. Hocaefendi önce topluca yapılan zikrin ve cemaatle kılınan namazın bereketinden söz ediyor; Arafat'ta milyonların birlikte telbiye getirdiği manzarayı hatırlatıyor. Ardından, zikrin en hayırlısının gizli olanı olduğunu bildiren hadis-i şerifi naklediyor. Gerekçesini de açıklıyor: gizli zikre riya karışmaz, kimsenin haberi olmaz.

Kalbî Zikre Hiçbir Hâl Engel Değildir

Hocaefendi burada mühim bir ayrım yapıyor. Dille yapılan zikir için edebe uygun olmayan yer ve hâller vardır; fakat müminin hiçbir hâli kalben zikre engel değildir. Kalbiyle Rabbini anan bir kimsenin bu hâlini çevresindekilerin fark edemeyeceğini söylüyor. "Peki bunun ecri ne olacak?" sorusuna cevabı ise şu: onu sahibine bırakın, Allah zayi etmez.

Öpülen Nasırlı El

Sohbetin son bölümü çalışmaya ayrılmış. Hocaefendi, kaynaklarda nakledilen bir hadiseyi anlatıyor: sahâbeden bir zat Peygamber Efendimiz ile musafaha ettiğinde eli nasırlı ve serttir. Efendimiz ne iş yaptığını sorar; adam kazma kürekle çalışarak ailesinin rızkını temin ettiğini söyler. Rivayete göre Efendimiz o eli öper ve helal kazanç için çalışan bu eli cehennem ateşinin yakmayacağını bildirir. Hocaefendi bu hadiseden yola çıkarak çalışmanın bereketini anlatıyor; hem maddi hem manevi sahada gayretli olmayı, evlatlara bu şuurun verilmesini ve insanın kendi elinin emeğini yemesini tavsiye ediyor.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.