KAZA NAMAZLARI! ÇOK NAMAZ BORCUN MU VAR? | Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi #dinisohbet #islam
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde, kendisine sıkça sorulan bir soruyu cevaplıyor: Gençliğinde namazlarını kılmamış bir kimsenin bu namazları sonradan kaza etmesi makbul müdür? Soruyu Almanya'dan telefonla soran bir kardeşinin durumu üzerinden ele alan hocaefendi, hem meselenin hükmüne hem de kazanın nasıl yapılacağına dair pratik bir yol anlatıyor.
Namaz Konusu Neden Bırakılmaz
Hocaefendi sözüne, iman ve İslam nimetinin en büyük ikram olduğunu hatırlatarak başlıyor. İslam'ın beş şartından biri olan namazın tavizsiz yerine getirilmesi gerektiğini, bu konuyu geçmişte defalarca işlemiş olsa da anlatmayı hiç bırakmayacağını söylüyor. Gerekçesi net: Namaz dinin direğidir ve müminin hayatındaki en temel ölçüdür.
Uyuyakalan ve Unutan İçin
Sohbette, kişinin uyuyakaldığı veya unuttuğu namazı hatırladığında ya da uyandığında kaza etmesini bildiren hadis hatırlatılıyor. Hocaefendi buradan şu sonucu çıkarıyor: Bir müminin namaz geçirmesi ancak büyük bir telaş, unutma veya uyuyakalma gibi bir hâlle mümkündür; bunun dışında bile bile namaz geçirmek yoktur, olmamalıdır.
Bile Bile Geçirilen Namazlar
Hocaefendi asıl soruya burada geliyor. Bazı kimselerin "bile bile geçirilen namazın kazası yoktur" dediğini, kendisinin ise babasının sohbetlerinde, hocalarına sorduğunda ve okuduğu fıkıh kaynaklarında bunun aksini gördüğünü ifade ediyor. Kendi kanaatini şöyle açıklıyor: Bile bile geçirilen namazlar da kaza edilmeli, ardından istiğfar ve dua ile Rabbimizin kabul etmesi umulmalıdır. Konunun ilmî tartışmasına girmeyi ise rencide edici bulduğu için tercih etmiyor.
Genç Kardeşlerine Bir Rica
Sohbetin en duygulu bölümünde hocaefendi, dinleyenlerden özellikle gençlerden ricada bulunuyor: Ne olursa olsun bile bile namaz geçirmeyin. Mazereti olmadığı hâlde bir vakti diğer vakit girene kadar kılmamanın çok büyük bir tehlike olduğunu, hatta kişinin imanına mal olabilecek bir hâl olduğunu ifade ediyor. Günde beş vakit için ayrılan yaklaşık elli dakikanın, sayısız nimete karşılık ne kadar az olduğunu hatırlatıyor.
Kaza Namazı Nasıl Kılınır
Sohbetin sonunda pratik yöntem anlatılıyor. Önce kişi ne kadar kazası olduğunu tahmin ederek bir liste çıkarıyor. Sonra "en son kılmadığım öğle namazının farzının kazası" gibi bir niyetle sıraya koyarak kılıyor; her kıldığında bir öncekisi "en son" hâline geliyor. Kerahet vakitleri dışında kaza kılınabileceği, kimileri yatsıdan sonra bir günlük, kimileri her vaktin ardından bir vakit kaza kıldığı belirtiliyor. Hocaefendi, kaza namazının cemaatin gözü önünde değil, evde ve tenha bir yerde kılınmasının daha uygun olduğunu hocalarından naklen aktarıyor.
Bu yazı sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.