Kafan Niye Basmayi- Bayram Ali Öztürk Hoca
Bayram Ali Öztürk Hocaefendi bu kısa fakat sarsıcı sohbetinde, dine hizmet söz konusu olduğunda herkesin diline dolanan "artık yaşlandım, benden geçti" mazeretini ele alıyor. Hocaefendi, aynı kişinin dünya işlerinde son derece uyanık davranırken iş din hizmetine gelince neden birden "kafasının basmadığını" söylediğini sorguluyor ve bu tavrın bir yaş meselesi değil, bir gönül meselesi olduğunu anlatıyor.
İhtiyarlık bahane değil
Sohbetin ana cümlesi şu: yaş ilerledi diye insanın üzerindeki sorumluluk kalkmıyor. Hocaefendi, Kur'an-ı Kerim'in ve Peygamber Efendimiz'in emanetini kimin koruyacağını sorarak, bu vazifenin genç yaşlı herkesin omzunda olduğunu hatırlatıyor. Konuşmanın baştan sona muhabbet diliyle yapıldığını, kimseyi kırmak için değil silkelemek için söylendiğini de özellikle belirtiyor.
Dünya işinde çalışan kafa, hizmete gelince neden duruyor
Hocaefendi burada çarpıcı bir örnek veriyor: alacağını tahsil edemeyen bir insan, dizleri tutmasa da yataktan kalkamasa da bir yolunu bulup borçlunun kapısına gitmenin çaresine bakar. Demek ki kafa çalışmaktadır, akıl yerindedir, plan kurulmaktadır. Aynı insan hayır ve hizmet bahis konusu olunca "benim kafam basmıyor" diyorsa, mesele kabiliyet eksikliği değil, önceliklerin sıralamasıdır.
Aynı şekilde eşini kaybeden yaşlı bir kimsenin dünya düzeni için gösterdiği acele ile din hizmeti için gösterdiği ağırlığı karşılaştırarak dinleyeni tebessüm ettiren, ardından düşündüren bir mukayese yapıyor.
Tarihten yaşlı fakat yorulmayan örnekler
Hocaefendi, gençlik gücünü kaybettikten sonra da büyük işler başaran isimleri hatırlatıyor. Kanuni Sultan Süleyman'ın ileri yaşında at sırtında sefere çıkması, Turgut Reis'in doksanına yaklaşmışken geminin güvertesinde denizlere açılması bu örnekler arasında anılıyor. Ortak nokta şudur: bu insanlar hiçbir zaman ihtiyarlığı mazeret yapmamışlardır.
Görev başına
Sohbet, dinleyene doğrudan bir sesleniş ile bitiyor. Hocaefendi kendi memleketinden söz ederek samimi bir dille, "bu iş sana da kaldı bana da kaldı" diyor ve herkesi kendi imkânı ölçüsünde vazife almaya çağırıyor. Mesaj açık: yaş bir sınır değil, niyet bir sınırdır.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.