İSLAM'DA YASAKLANAN İŞLER VE AMELLER! HER DURUMDA ADALETLİ OLMAK! | Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde, devam eden bir dizinin parçası olarak Peygamber Efendimizin yasakladığı işleri ve amelleri anlatıyor. Ancak sohbetin ağırlık merkezi yalnızca yasaklar değil; her durumda adaletli olmak, gönül kırmamak ve ölçülü yaşamak da aynı derste işleniyor.
Yasağı Bilmek Neden Gerekir?
Hocaefendi, insanın emirleri bilmesi gerektiği kadar yasakları da bilmesi gerektiğini söyleyerek başlıyor. Sebebi açık: bilmeyen, farkında olmadan yasak bir işe düşebilir. Sohbette Hz. Ömer'e nispet edilen bir söz hatırlatılıyor: kötülüğü işlemek için değil, ondan korunmak için bilirim.
Adalet ve İhsan
Sohbette, cuma hutbelerinin sonunda okunması adet olan, adaleti ve ihsanı emreden ayete atıf yapılıyor. Hocaefendi adaleti çok geniş tutuyor: miras taksiminden evlatlar arasında mal paylaştırmaya, hatta çocuklara harçlık verirken bile durumlarına göre adil davranmaya kadar. İhsanı ise Allah rızası için yapılan her iyilik olarak tarif ediyor: zekâttan güzel söze, komşuyla ilgilenmekten anne babaya hizmete kadar.
Düğün Davetlerinde Fakiri Unutmamak
Sohbetin en somut örneği burada. Hocaefendi, düğün davetlerinin yalnız zenginlere yapılıp fakirlerin bile bile göz ardı edilmesinin Peygamber Efendimizin hoşnut olmadığı davranışlardan olduğunu ifade ediyor. Getireceği hediyeye göre davetli listesi düzenlemeyi eleştiriyor ve şunu hatırlatıyor: belki o fakirin duası o yuvaya saadet getirecektir. Videoda, Allah'ın bu ümmete zayıfları sayesinde yardım ettiğini ve rızık verdiğini bildiren rivayet aktarılıyor. Hocaefendi bu sebeple, kimsenin ayağa kalkmadığı, sözü dinlenmeyen kimselerin gönlünü kırmamayı, bir şey verilemiyorsa hiç olmazsa güzel sözle geri çevirmeyi tavsiye ediyor; nitekim güzel bir sözün, başa kakılan bir sadakadan hayırlı olduğunu bildiren ayete de değiniyor.
Giyimde ve İkramda Orta Yol
Hocaefendi, ziyafet ve giyim bahsinde iki uçtan da sakındırıyor. Bir yandan gösterişe ve israfa kaçmayı, diğer yandan kendine hiç bakmamayı doğru bulmuyor. Anlatılan bir hatırada, eski ve yıpranmış elbiselerle huzura gelen bir sahabiye Peygamber Efendimizin, imkânı varken bunu neden yaptığını sorduğu ve Allah'ın verdiği nimetin eserinin kulun üzerinde görülmesini sevdiğini bildirdiği naklediliyor. Hocaefendi buradan, müminin tertemiz ve bakımlı olması gerektiği sonucunu çıkarıyor.
Taş Atmak Bile Konu
Sohbetin sonunda hocaefendi, dinin ne kadar ince meselelerle ilgilendiğini göstermek için küçük bir örnek veriyor: bir hikmete dayanmadıkça taş atmanın ve sapan kullanmanın yasaklandığını bildiren rivayeti aktarıyor. Hocaefendi bunu özellikle çocuklara anlatmayı tavsiye ediyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.