İslam Ahlâkı-2 - Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde, bir önceki derste başladığı uzunca bir hadis-i şerifi tamamlıyor. Rivayette Peygamber Efendimiz, madde madde sıralayarak İslam ahlakının esaslarını öğretiyor; hocaefendi de her maddeyi açıklayarak ilerliyor.
Tevazu ve Nefsin Terbiyesi
Hocaefendi önceki derste işlenen iki maddeyi hatırlatıyor. Birincisi tevazudur: kişiliğini zedelemeden, Allah rızası için alçak gönüllü davranan kimseye müjde verilmektedir. İkincisi nefis terbiyesidir: İslam'ın çizgisi içinde kalarak nefsine layık olduğu yeri gösteren kimseye de aynı müjde vardır. Hocaefendi burada, nefsini tezkiye edenin felaha ereceğini bildiren ayet-i kerimeyi de hatırlatıyor.
Peygamber Efendimiz'e Öğretildiği Rivayet Edilen Dua
Hocaefendi, büyüklerin nefis konusundaki titizliğini göstermek için bir talebe ile hocasının hikâyesini anlatmaya başlıyor ve bu vesileyle Kahire'de yaşamış İmam Şa'rânî'nin eserlerinden söz ediyor.
Sohbetin en dikkat çekici bölümü ise bir dua nakli. Hocaefendi burada önce bir itikat notu düşüyor: bu tür anlatımlarda söz konusu olan zatın görülmesi değildir; anlatılan, bir nurun tecellisidir. Bunu, güneşin ışığının pencereden girip odayı aydınlatmasına benzetiyor.
Ardından duayı aktarıyor. Rivayete göre Peygamber Efendimiz'e mana âleminde bu dua öğretilmiştir. Duanın maddelerini tek tek Türkçeleştiriyor: hayırlı işleri yapmaya muvaffak kılınmayı istemek, günahları terk etmeye güç istemek ve yoksulların sevgisini istemek.
Duanın son maddesi üzerinde ayrıca duruyor: yoksulların yanında bulunmanın, onlara yardım eden kimseler için yarın bir vesile olacağı umulur. Bu bahiste, küçük yaşta vefat eden çocukların anne babalarına şefaatçi kılınacağına dair rivayeti de örnek veriyor.
İhtiyaçtan Fazlasını İnfak Etmek
Bir sonraki maddede infaktan söz ediliyor. Hocaefendi burada ince bir ayrım yapıyor: daha önce helalden kazanılanın infakı tavsiye edilmişti; burada ise ihtiyaçtan fazlasını infak etmek söz konusudur ki bu daha ileri bir derecedir. Büyüklerden bir zata nispet edilen sözü naklediyor: önüne bir dağ kadar altın yığılsa, o günkü ihtiyacını ve varsa borcunu alır, gerisine dokunmazdı. Hocaefendi burada samimi bir itirafta bulunuyor: böyle bir hali yaşayamayan onu kolayca söyleyemez.
Fazla Sözü Tutmak
Hadisin son maddesi konuşmayla ilgilidir: sözün fazlasını tutup konuşmayana da müjde vardır. Hocaefendi bunu, ihtiyaç ve zaruret miktarı konuşmak, söylenmesi gerekeni söyleyip kendisine vebal olacak sözlerden kaçınmak diye açıklıyor. Sohbeti bir toparlama ile bitiriyor: güzel ahlakı istemek, konuşurken dikkatli olmak, infakı sevmek, helalden kazanmak ve her şeyden önce bildiğiyle amel etmek.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.