İslâm'da Kardeşlik (10-11-2014) - Mehmet Talu Hoca
Bu sohbette Mehmet Talu Hoca, İslam kardeşliğinin anlamını, Medine'de bu kardeşliğin nasıl tesis edildiğini ve Müslümanların birbirine karşı nasıl olması gerektiğini hadis-i şerifler ışığında anlatıyor. Sohbetin ana sorusu şu: Nesep kardeşliği gibi din kardeşliği de nasıl gerçek bir bağa dönüşür?
Anlatmak kolay, amel etmek zor
Hoca, sözlerinin başında anlatmanın ve dinlemenin kolay, asıl zor ve önemli olanın dinlenenlerle amel etmek olduğunu hatırlatıyor. Rivayet edildiğine göre bu tür ilim meclislerine gidip gelirken atılan her adım karşılığında bir iyilik yazıldığını, bir günahın silindiğini ve bir derecenin yükseltildiğini aktarıyor.
Din kardeşliği ve aile benzetmesi
Aynı anne babadan dünyaya gelenler nasıl kardeş sayılıyorsa, bir Allah'a, bir peygambere ve bir kitaba iman edenler de din kardeşidir. Hoca, bir ailede huzurun kardeşlerin anne ve babayı dinlemesiyle sağlandığını; aynı şekilde Müslümanlar Allah'ı ve Resulünü dinlediğinde İslam dünyasında huzur ve izzetin olacağını söylüyor.
Medine'de kurulan kardeşlik
Peygamber Efendimiz Medine'ye hicret ettiğinde orada birbiriyle sürekli savaşan Evs ve Hazreç kabileleri bulunuyordu. Efendimiz bu iki kabileyi Ensar adı altında kardeşleştirdi; ardından Mekke'den hicret eden Muhacirlerle Ensar arasında ana baba bir kardeş gibi bir bağ kurdu. Hoca, bu kardeşliğin nasıl tesis edildiğini bugün de düşünmemiz gerektiğini vurguluyor.
Birbirine kenetli tuğlalar
Hoca, Peygamber Efendimiz'in parmaklarını birbirine geçirerek anlattığı hadisi aktarıyor: Bir Müslümanın diğer Müslümana göre durumu, birbirine kenetlenmiş bir binanın tuğlaları gibidir. Taşları yan yana koymak yetmez; kenetlenmezlerse bina yıkılır. Ensar, Muhacir ve sahabe böyle birbirine kenetlenmişti.
"Ceset" değil, "beden"
Müminlerin birbirine sevgi, merhamet ve şefkatte bir beden gibi olduğunu bildiren hadis üzerinde duran hoca, hadisteki kelimenin Türkçeye "ceset" diye çevrilmesine itiraz ediyor; doğru karşılığın "beden" ya da "vücut" olduğunu söylüyor. Gece dişi ağrıyan insanın bütün vücuduyla o acıyı paylaşması örneğiyle, Müslümanların da birbirinin derdine böyle ortak olması gerektiğini anlatıyor. Bu kardeşliğin yeniden yaşanabilmesi için medreselerde, okullarda ve ailede eğitimin şart olduğunu, yurdumuza sığınan muhacirlere de Ensar gibi yaklaşılması gerektiğini vurguluyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.