Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

İrfan Mektebi (20-07-2011)- Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca

👁 2.104 izlenme 👍 54 📅 9 Nisan 2012 ⏱ 1:12:23
🎙️ Abdurrahman Büyükkörükçü 🤲 İbadet ve Namaz
Kontv - İrfan Mektebi
📝 İrfan Mektebi (20-07-2011)- Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca — Yazılı Anlatım

Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde, bir yaz akşamının rehavetinden söz açarak müminin disiplinini koruması gerektiğini hatırlatıyor. Ardından hastalık, çile ve sabır konusuna geçerek başa gelen sıkıntıların mümin için ne anlama geldiğini anlatıyor.

Yazın Gevşeyen Disiplin

Hocaefendi sohbetlere yaz aylarında ara verilmesinden rahatsızlığını dile getirerek, birkaç kelimeyle de olsa bir araya gelmenin kıymetine değiniyor. Sıcağın insanı rehavete sevk ettiğini, ibadet ve taatte gevşemelere yol açabildiğini söylüyor ve disiplinin bozulmaması, gayretin zayi edilmemesi için cemaatini uyarıyor. Ramazan-ı Şerif'e yaklaşıldığını hatırlatarak, gönülleri şimdiden bu aya hazırlamayı tavsiye ediyor; Ramazan'ın hangi mevsime denk gelirse gelsin rahmetiyle birlikte geldiğini ifade ediyor.

"İçimizdeki Beyinsizler Yüzünden Bizi Helak Etme"

Hocaefendi, çevresinde gördüğü hâllerin kendisini üzdüğünü söyleyerek Kur'an'da nakledilen Hazreti Musa'nın duasını hatırlatıyor. Bu duada, içimizdeki akılsızların, aklını kulluk için kullanmayanların yüzünden helak edilmemek için niyazda bulunulmaktadır. Hocaefendi bu duayı bizim de sıkça yapmamızı tavsiye ediyor.

Hastalık ve Çile Neye İşaret Eder

Sohbetin merkezindeki konu, mümine gelen sıkıntının anlamıdır. Hocaefendi, hastalık yatağında kıpırdayamayacak hâlde olduğu hâlde Rabbine yalvarmayı sürdüren bir kulun, İslam büyüklerinin ifadesiyle o yataktan tertemiz kalkabileceğini naklediyor. Dert, keder ve çilelerin mümin kullar için bir ikram olabileceğini söylüyor. Abdülkadir Geylânî hazretlerinden naklen, Allah'ın kula çileyi farklı sebeplerle verdiğini aktarıyor.

Sabır ile İsyan Arasındaki Fark

Hocaefendi burada önemli bir ayrım yapıyor. Başına gelen sıkıntı karşısında isyana yönelen, "bu benim başıma nereden geldi" diye Rabbine sitem eden tavrın son derece tehlikeli olduğunu söylüyor. Müminin alâmeti ise sabırdır: gelen çileyi sükûnetle karşılamak, hatta kendi kusurunu hatırlayarak onu bir arınma vesilesi bilmek. Bununla birlikte kulun Allah'tan çile istemesinin edebe uymadığını, Medine'de tanıdığı bir büyükten naklen ifade ediyor. Müminin duası daima afiyet üzerine olmalı; sıkıntı geldiğinde ise sabredilmelidir.

Ölçüler Bizim Değil

Sohbetin son bölümünde hocaefendi, namaz ve ticarette faiz konularının müminin hayatındaki iki mühim ölçü olduğunu söylüyor. Burada özellikle şu hassasiyeti belirtiyor: bunlar kendi koyduğu ölçüler değil, İslam'ın ölçüleridir. Cuma namazının önemine dair bir hadis-i şerife de değiniyor. Kendi hâlimizin ıslahı için dua ederek, hastalara şifa, dertlilere deva ve borçlulara ödeme kolaylığı niyaz ederek sohbeti bitiriyor.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.