Hz. Yusuf (a.s.)'ın Kıssası-3 (12-12-2012)- Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi, Hz. Yusuf aleyhisselamın kıssasını anlattığı serinin bu üçüncü bölümünde zindan günlerini ve sonrasını ele alıyor. Girişte güzel bir tespit yapıyor: Kur'an sayesinde peygamberlerin kıssalarını okurken onlarla ruhen beraber oluyoruz. Üç haftadır Yusuf aleyhisselamla birlikte kuyuya atıldık, satıldık, şimdi birlikte zindandayız.
Suçsuz Yere Zindana
Hocaefendi, Yusuf aleyhisselamın hiçbir kabahati bulunmadığını, bütün delillerin lehine olduğunu, buna rağmen zindana konulduğunu hatırlatıyor. Bunu anlatırken Anadolu'da bilinen kurt ile kuzu hikâyesine başvuruyor: kurt, suyu bulandırmadığını bildiği hâlde bir bahane bulup kuzuyu yemek ister. Hocaefendi bu misali, zulmün her devirde bahane üretebildiğini göstermek için veriyor.
Zindanda Bir Davetçi
Yusuf aleyhisselam zindanda susmaz; etrafındakilere nasihat eder. Hocaefendi, ilk günlerde inananların az olduğunu, kimilerinin alay ettiğini, ancak zamanla dinleyip düşünenlerin çoğaldığını anlatıyor. Onunla birlikte zindana atılan iki kişi, biri melikin aşçısı diğeri şerbetçisi, gördükleri rüyayı tabir etmesini isterler. Hocaefendi bunun bir bakıma bir imtihan olduğunu aktarıyor.
Töhmet Mahallinden Sakınmak
Sohbetin ortasında hocaefendi, konuyla bağlantılı önemli bir edep bahsine giriyor. Anlatıldığına göre Peygamber Efendimiz gece vakti eşlerinden biriyle yürürken, kendisini gören iki sahabi uzaklaşmak isteyince onları durdurmuş ve yanındakinin eşi olduğunu açıkça bildirmiştir. Sahabiler "Sizin hakkınızda mı tereddüt edeceğiz" dediklerinde Efendimizin verdiği cevap, şeytanın insanın damarlarında dolaştığı ve vesvese verebileceği yolundadır. Hocaefendi buradan iki ders çıkarıyor: zaruret yokken töhmet altında kalınacak yerlerde bulunmamak ve bulunmak gerekiyorsa durumu açıkça beyan etmek. Kapının açık bırakılması gibi tedbirlerin de bunun için olduğunu ifade ediyor. Çocukluğundan bir hatırayı paylaşıyor: babası, yaşlı bir komşu hanım ziyarete geldiğinde bile kapıyı açık bırakmasını söylemiştir.
Bünyamin'i İsteme
Sohbetin son bölümü, kardeşlerin zahire almak için tekrar yola çıkması bahsine ayrılıyor. Kendilerinden küçük kardeşlerini getirmeleri istenince babalarına dönüp Bünyamin'i de göndermesini talep ederler ve onu koruyacaklarına söz verirler. Babalarının cevabı, daha önce yaşananları hatırlatan bir sitemdir: Kardeşiniz hakkında da size güvenmiştim, ne oldu? Ardından teslimiyetini dile getirir: koruyucuların en hayırlısı Allah'tır, O merhamet edenlerin en merhametlisidir.
Hocaefendi, vaktin dolması sebebiyle kıssanın Yusuf aleyhisselam ile Bünyamin'in karşılaşmasını anlatan bölümünü gelecek haftaya bırakıyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.