Hayırlı İnsanlar ve İslam’da Kadının Yeri | Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde, İslam'ın kadına verdiği değeri ayet ve hadislerden örneklerle anlatıyor. Sohbetin çerçevesini, dinden gelen hükümler karşısında müminin gönül rahatlığıyla teslim olması fikri oluşturuyor; ardından aile hayatına dair karşılıklı sorumluluklar ele alınıyor.
İçten bir teslimiyet
Hocaefendi söze teslimiyet konusuyla başlıyor. Müminin, İslam'dan gelen hükümler karşısında içinde bir sıkıntı duymaması, "keşke böyle olmasaydı" dememesi gerektiğini anlatıyor. Doğru tavrın, işittim ve itaat ettim diyerek gönülden kabul etmek olduğunu ifade ediyor. Bu teslimiyetin, kişiye huzur ve bereket kazandıracağını söylüyor.
Kur'an'da kadına verilen yer
Sohbetin ana konusuna hocaefendi şu tespitle giriyor: Kur'an-ı Kerim'de kadınlar adına bir sûre bulunması başlı başına bir şereftir. Ayrıca Hz. Meryem'in adını taşıyan bir sûrenin bulunduğunu; bunun onun iffeti ve Allah katındaki değeri sebebiyle olduğunu anlatıyor. Hz. Meryem'i, Hz. Hatice, Hz. Ayşe ve Hz. Fatıma gibi anne bilip sevdiklerini ifade ediyor.
Hadislerden örnekler
Hocaefendi konuyu hadis-i şeriflerle sürdürüyor. Dünyanın bir meta olduğunu, en hayırlısının ise saliha bir hanım olduğunu bildiren hadisi naklediyor ve bu tek hadisin bile verilen değeri anlatmaya yeteceğini söylüyor. Evlenmesini tavsiye ettiği bir gence, evlendikten sonra "dinin yarısını tamamladın" buyurulduğuna dair rivayeti aktarıyor. Ayrıca Efendimizin, kendisine dünyadan güzel koku ve kadınların sevdirildiğini, gözünün nurunun ise namaz kılındığını ifade buyurduğu hadisi hatırlatıyor.
Hanımlara tavsiyeler
Sohbette hanım dinleyicilere sabır, temkin, vakar, ibadet ve teslimiyet tavsiye ediliyor. Hocaefendi burada Muhammed İkbal'in iffet üzerine yazdıklarına da atıfta bulunuyor; iffetin ve hayânın korunmasının bir toplumun ayakta kalmasındaki yerini anlattığını söylüyor. Eşlerin dinlerini yaşamada birbirine destek olmasını, birbirini israfa ya da zorlanacağı işlere sürüklememesini istiyor.
Beylere düşen ve itaatin sınırı
Hocaefendi madalyonun öbür yüzünü de anlatıyor. Bir kişinin ailesine ne kadar merhametle yaklaşıyorsa o kadar adam olduğunu söylüyor; eşten güç yetmeyecek bir şeyin, hele hele gayrimeşru bir şeyin asla istenmemesi gerektiğini vurguluyor. İtaatin sınırını da açıkça koyuyor: Allah'a isyan olan yerde hiçbir yaratılmışa itaat yoktur. Bunun eşler için olduğu kadar anne baba için de geçerli olduğunu ifade ediyor. Böyle bir durumda hanımın, huzuru bozmadan ve fitneye sebep olmadan, aklını kullanarak muhalefet etmesini tavsiye ediyor. Karşılıklı meşru haklara riayet edildiğinde evlerde sevgi ve saygının hâkim olacağını söyleyerek sohbeti tamamlıyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.