GERÇEK AHİRET YATIRIMI İŞTE BU! | Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi
Gerçek ahiret yatırımı nedir? Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde cevabı beklenmedik bir yerde arıyor: Kardeşlikte. Kesenin ağzını açmaktan da, uzun ibadet listelerinden de önce, müminin mümine gösterdiği fedakârlığın ahirette nasıl bir karşılığı olduğunu Asr-ı Saadet'ten misallerle anlatıyor.
İslam'ın Beş Şartı, Ama Müslümanlığın Sayısız Şartı
Hocaefendi, İslam'ın şartlarının temel taşlar olduğunu, fakat güzel Müslüman olmanın bunların etrafında duran sayısız unsuru bulunduğunu söyleyerek başlıyor: Dürüstlük, itimat, sevgi, saygı, anne babaya itaat gibi. İslam kardeşliği de bu unsurların en başında gelenlerden biridir; çünkü Hucurat suresinde müminlerin ancak kardeş oldukları ve aralarını düzeltmeleri gerektiği bildirilmiştir.
Basit Sebeplerle Yıkılan Kardeşlik
Sohbette hocaefendi, günlük hayattan üzücü bir örnek veriyor: Ekmek sırasında başlayan küçük bir tartışmanın büyüyüp iki ailenin birbirine girmesiyle sonuçlanması. Bunun insana da, Müslümana da yakışmadığını söylüyor. Aynı Allah'a inanan, ahirette hesap vereceğini bilen insanların bir miras ya da bir söz yüzünden birbirini kırıp geçirmesini kabul edilebilir bulmuyor. Hocaefendi bu bahiste sitemli bir tespit de yapıyor: Bazen hayvanlara gösterdiğimiz merhameti insana, kardeşimize göstermiyoruz.
Ölçü Takvadır
Hocaefendi birliğin bozulmasına karşı özellikle uyarıyor. Tarih boyunca bir topluluğu yutmak isteyenin önce onu parçalamaya çalıştığını söylüyor ve bu fırsatın verilmemesini istiyor. Kur'an-ı Kerim'de Allah katında en üstün olanın en muttaki, yani Allah'tan en çok korkan kimse olduğu bildirildiğine göre, üstünlük ölçüsü soy ya da köken olamaz. Hocaefendi bu ölçüden hareketle, aynı Allah'a, aynı peygambere inanan ve aynı kıbleye yönelen herkesin kardeş olduğunu; bunun ötesinde bütün insanlara güzel muamele etmenin de bir mecburiyet olduğunu ifade ediyor.
Muhacir ile Ensar: Sözde Değil Fiilde Kardeşlik
Sohbetin doruk noktası hicret. Hocaefendi, Mekkeli müminlerin evlerini, mallarını, bahçelerini, kimi zaman ailelerini bırakıp yalnızca üzerlerindeki elbiseyle Medine'ye geldiklerini anlatıyor. Medineli müminlerin onları karşılayışı ise kardeşliğin sözle değil fiille ispatıdır: "Evimin yarısı senin", "iki katlı evimin beğendiğin katı senin", "iş yerimin yarısı senin" diyerek ellerindekini paylaşırlar. Hocaefendi işte asıl ahiret yatırımının bu olduğunu söylüyor: Dille kurulan değil, kalpten gelen bir muhabbetle yaşanan kardeşlik.
Bugüne Düşen Pay
Hocaefendi duasını cemaatiyle paylaşıyor: Cenab-ı Hak bugün de bize bu kardeşlik duygularını nasip etsin. Çevremizde mümin kardeşimize bu gözle bakabilmek, sohbetin bıraktığı asıl vazifedir.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.