Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

Dalalet Vadisi (30.11.2012) - İhsan Şenocak Hoca

👁 140 izlenme 📅 1 Mayıs 2014 ⏱ 10:33
🎙️ İhsan Şenocak 🏠 Aile ve Toplum
http://www.ihsansenocak.com
📝 Dalalet Vadisi (30.11.2012) - İhsan Şenocak Hoca — Yazılı Anlatım

İhsan Şenocak Hocaefendi bu sohbetinde, "dalalet vadisi" tabirini bir yol hikâyesinden yola çıkarak açıyor ve asıl meseleyi ortaya koyuyor: bir toplum kimi örnek alıyorsa yarın onun gibi oluyor. Sohbet, peygamberlere duyulan muhabbet ve teslimiyetten başlayıp bugünün ev, aile ve sokak hayatına kadar uzanıyor.

Şikâyetsiz Teslimiyetin Örnekleri

Hocaefendi, Allah yolunda çeşitli sıkıntılara uğrayan peygamberlerin bir kez olsun şikâyet etmediğini hatırlatıyor. Hz. İbrahim'in ateşe atılırken teslimiyetini koruması, Hz. İsmail'in "Rabbimin emrini yerine getir baba" deyişi bu teslimiyetin örnekleri olarak anlatılıyor. Sohbette, ağır bir hastalığa yakalanan yaşlı bir zatın doktora söylediği sözler de aktarılıyor: seksen yıl kendisine ömür veren Rabbine karşı şikâyetçi olamayacağını, ancak rahatsızlığının nerede olduğunun sorulabileceğini söylemiş.

Ölçü Peygamberin Hayatıdır

Sohbetin merkezinde, Kur'an-ı Kerîm'de yer alan "Allah'ı seviyorsanız bana uyun" çağrısı bulunuyor. Hocaefendi, peygamberlerin oturuşunun, kalkışının, konuşmasının ve yaşayışının müminler için bir ölçü hâline geldiğini; bu ölçüye uyulduğunda atılan her adımın Allah katında karşılık bulacağını ifade ediyor. Konuşmayı yeni öğrenen bir çocuğun hatalı telaffuzunun bile anne babaya sevimli gelmesi örneğiyle, taklidin samimiyetle yapılması gerektiği anlatılıyor.

Kimi Taklit Ettik?

Hocaefendi, iki asırdır İslam dünyasında bir taklit yarışı yaşandığını; evlerin, kıyafetlerin, okulların ve gündelik hayatın "bunun bize faydası var mı" diye düşünülmeden şekillendirildiğini söylüyor. Bu bağlamda Hindistanlı bir âlimin ekşi portakal hatırasını aktarıyor: ekşi olduğu hâlde "İngilizler bunu çok sever" denince portakalların hepsinin bitirildiği anlatılıyor. Sohbete göre asıl mesele, taklit edilen şeyin ölçüye vurulmamasıdır.

Yolun Üzerindeki İbret

Hocaefendi, Karadeniz yolculuklarında geçtiği bir noktayı anlatıyor: yolda cesede benzettiği kütlenin sarhoş bir insan olduğunu görmesi, zikzak çizen arabalar ve bildirse de çoğu zaman durdurulamayan sürücüler. Bunları bir sonuç olarak okuyor. Akşam olunca evinden uzaklaşan, çocuklarını başkalarına bırakıp sabaha karşı dönen bir hayat düzeninin ekranlardan öğrenildiğini; bunun yarın çocukları aynı yollara düşürebileceğini ifade ediyor.

Alternatif Bir Hayat Düzeni

Sohbet, karşıt bir tabloyla tamamlanıyor: güneş batarken çocukları için bir şeyler alıp kapısını çalan, selam verip evine giren, besmeleyle sofraya oturup sonunda hamd eden, yatsıyı cemaatle kılan ve sabah ezanıyla kalkan bir aile. Hocaefendi, Hz. Ömer'in Peygamber Efendimiz'e tâbi olduktan sonraki hâlini örnek göstererek, bunun aileyi ve toplumu koruyan yol olduğunu söylüyor.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.