Çocuk Terbiyesi | Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde çocuk terbiyesini ele alıyor. Okulların açıldığı bir haftada yaptığı bu konuşmada hocaefendi, evlatların yetiştirilmesini tek bir kuruma bırakmanın doğru olmadığını söylüyor ve Lokman aleyhisselamın evladına yaptığı nasihatler üzerinden anne babalara yol gösteriyor.
Terbiyeyi tek bir mecraya bırakmamak
Hocaefendi sohbetin başında anne ve babalara seslenerek, çocuğun terbiyesini yalnızca okula, yalnızca arkadaş çevresine ya da yalnızca yurda ve dershaneye havale etmemeleri gerektiğini söylüyor. Ona göre yavruyu her taraftan gözetmek gerekir; bunun ilk şartı da ailenin önce kendini yetiştirmesidir. Nasıl bir gençlik yetiştirilirse geleceğin de o şekilde şekilleneceğini vurguluyor.
Lokman aleyhisselamın nasihatleri
Sohbetin ana ekseni Lokman suresindeki nasihatlerdir. Hocaefendi, Lokman aleyhisselamın evladına önce Allah'a ortak koşmamayı tembih ettiğini, hemen ardından ise anne babaya iyi davranmanın emredildiğini hatırlatıyor. Kur'an'da kulluk emrinin çoğu yerde ana babaya ihsan emriyle birlikte zikredildiğine dikkat çekiyor.
Annenin çektiği zorluk
Ayetin annenin sıkıntı üstüne sıkıntı çekerek evladını taşıdığını bildiren kısmını açıklarken hocaefendi, hamileliğin son dönemlerindeki uykusuzluğu, hareket ve nefes almadaki zorlukları anlatıyor. Bir evlada yakışanın, anne babası için dua etmek olduğunu söylüyor ve bunun Kur'an'da öğretilen bir dua olduğunu hatırlatıyor.
Çocuğun sorularına hazırlıklı olmak
Hocaefendi, çocukların bazen insanı zorlayacak sorular sorduğunu, bu sebeple anne babanın da bir şeyler bilmesi gerektiğini söylüyor. Aldığımız aklı hiç çalıştırmadan geri teslim etmenin bir marifet olmadığını ifade ederek okumayı, öğrenmeyi ve kendini zorlamayı tavsiye ediyor. Çocuklara Allah'ın varlığı ve birliğinin yavaş yavaş, sabırla öğretilmesi gerektiğini vurguluyor.
Sohbet ve arkadaş çevresi
Hocaefendi, evlatların ehil bir hocanın sohbetine haftada en az bir kez götürülmesini tavsiye ediyor ve "insan kulağından sulanır" sözünü hatırlatıyor. Sohbetsiz kalan insanın yozlaşacağını söylüyor. Ayrıca arkadaş çevresinin çoğu zaman anne babadan daha etkili olduğuna dikkat çekerek, çocukları güzel insanlarla arkadaş etmenin önemini anlatıyor.
Emanetten sorumluyuz
Son bölümde hocaefendi, herkesin çobanı olduğu sürüden sorumlu olduğunu bildiren hadisi hatırlatarak evlatların birer emanet olduğunu söylüyor. Onların hem maddi hem manevi ilimlerde yetişmesi için elden gelen gayretin gösterilmesini istiyor. Kendimizin anne babamız için, evlatlarımızın da bizim için bir hayır vesilesi olmasını temenni ederek sözlerini bitiriyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.