İhsan Şenocak Hoca bu konferansında Çanakkale'yi, tarihî olayların sıralanmasından ibaret bir anlatı olarak değil, arkasındaki imanı ve ruhu anlama gayreti olarak ele alıyor. Sorduğu soru şudur: on sekiz yaşındaki bir Anadolu delikanlısını, iki yavrusunu ve genç eşini geride bırakıp o cepheye götüren şey nedir?
Cepheye Gönderen İman
Hocaefendi anlatısına cephedeki askerden değil, onu gönderen aileden başlıyor. Kucağında iki çocuğuyla eşini uğurlayan genç bir kadının, "gözün arkada kalmasın" diyebilmesindeki teslimiyete dikkat çekiyor. Bu kadının hiçbir güvencesi yoktur. Hocaefendiye göre bu ruh anlaşılmadan Çanakkale anlaşılamaz. Cepheden gelen haberler yayıldıkça askerlik şubelerinin önünde kuyruklar oluştuğunu, liselerin boşaldığını, gençlerin gönüllü olarak öne geçmek için sıra beklediğini anlatıyor.
Millet Olmanın Örgüsü
Sohbetin en vurgulu fikirlerinden biri budur. Hocaefendi, bu toplulukların bin yıl önce iman ettiklerinde kavim ayrımını geride bıraktıklarını, ortak bir millet örgüsü kurduklarını söylüyor. Türkün, Kürdün, Arabın ve Çerkezin bu örgü içinde aynı davanın parçası hâline geldiğini vurguluyor.
Mehmed Akif ve Kumandanın Sorusu
Hocaefendi, konferansın merkezine bir sahne koyuyor. Anlatıldığına göre Mehmed Akif, Berlin'de bulunduğu günlerde askerî ateşemize müttefik donanmasının Çanakkale'yi geçip geçemeyeceğini sorar. Aldığı cevap askerî mantıkla nettir: geçerler, çünkü o donanmaya karşı koyacak imkân yoktur. Akif'in verdiği karşılık ise başka bir ölçüye dayanır: cephenin sinesindeki imanın, aynı gayenin ve aynı vicdanın yıkılmayacağına dair mısralar. Hocaefendi bu sahneyi, maddi hesabın göremediği bir gücün varlığına işaret olarak yorumluyor.
Sancağa Sahip Çıkmak
Sohbette anlatılan bir başka nakil İkrime bin Ebi Cehil'e aittir. Rivayete göre, Mekke'nin fethinden sonra iman eden İkrime, Yermük'te saflar dağılmaya başlayınca ortada kalır ve dağılan kalabalığa "ölümüne biat edenler gelsin" diye seslenir. Hocaefendi bu tavrı, sancak yere düşmek üzereyken ona sahip çıkma iradesi olarak okuyor ve Çanakkale'de yankılanan sesin de aynı ses olduğunu söylüyor.
Bugün Nerede Duruyoruz
Konferansın sonunda hocaefendi meseleyi bugüne getiriyor. Bir asır önce Anadolu'da kurulan yabancı okulların sayısına dair bir doktora çalışmasından rakam aktararak, bir neslin nasıl şekillendirildiğine dikkat çekiyor ve dinleyicilerine soruyor: siz nerede duruyorsunuz? Çocuklara Kur'an'ı, Efendimizin hadislerini ve bu toprakların kalem sahiplerinin eserlerini okutmayı tavsiye ederek konferansını tamamlıyor.
Bu yazı, konuşmanın ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.