Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

Biz Ademoğlunu Üstün Kıldık-2 (11-12-2004)- Bayram Ali Öztürk Hoca

👁 1.677 izlenme 👍 48 📅 13 Nisan 2012 ⏱ 1:25:41
🎙️ Bayram Ali Öztürk 🏠 Aile ve Toplum
Şehit Bayram Ali Öztürk Hocaefendi (Rahmetullahi Aleyh)
📝 Biz Ademoğlunu Üstün Kıldık-2 (11-12-2004)- Bayram Ali Öztürk Hoca — Yazılı Anlatım

Bayram Ali Öztürk Hoca bu dersinde "Biz Âdemoğlunu üstün kıldık" hakikatini ele alıyor ve insanın kâinat içindeki yerini klasik ilim geleneğinin tasnifiyle açıklıyor. Sohbet, insanın niçin şerefli kılındığı sorusundan başlayıp ilme hürmet, ecdadın ilim mirası ve meleklere iman gibi başlıklara uzanıyor.

Kâinattaki dört varlık sınıfı

Hocaefendi, âlimlerin kâinatı dört sınıfa ayırdığını aktarıyor. Birincisi yalnızca akıl ve hikmet sahibi olup şehvet duygusu bulunmayan varlıklar, yani melekler. İkincisi sadece şehvet ve saldırganlık duygusuyla hareket eden hayvanlar. Üçüncüsü ne aklı ne de şehveti bulunan bitkiler, taşlar ve dağlar gibi cansız varlıklar. Dördüncüsü ise hem akıl hem de nefsanî duygular kendisinde toplanmış olan insan. Hocaefendi bu tasnifi aktarırken "koca kâinatı dört başlığa sığdırmışlar" diyerek eski âlimlerin meseleyi düzene koyma kabiliyetine dikkat çekiyor.

İnsanın şerefi nereden geliyor

Sohbette, insanın üstünlüğünün kendisine verilen akıl nimetinden ve bu akılla nefsini terbiye edebilme imkânından geldiği anlatılıyor. İnsan, içindeki hayvanî ve gazabî duyguları akıl ve hikmetle yönetebildiği ölçüde yükseliyor. Hocaefendi ayrıca yeryüzündeki varlıkların insanın emrine verilmiş olmasını da bu şerefin bir işareti sayıyor: kocaman bir devenin yularından çekildiğinde insanın peşinden gelmesi, karada ve denizde taşınma imkânının verilmiş olması bu nimetin somut örnekleri olarak zikrediliyor.

İlim geleneği ve okunan kitabın kalitesi

Dersin bir bölümünde hocaefendi ilim usulüne dair sitemini dile getiriyor. Usûl-i fıkıh, usûl-i hadis ve usûl-i tefsir gibi temel derslerin ihmal edilmesinin ciddi bir eksiklik doğurduğunu söylüyor. Buradan hareketle okunan kitabın seçiminin önemine geçiyor ve arşivlerde yıllarca çalışarak hazırlanmış ciddi eserlerle, aceleye getirilmiş yayınlar arasındaki farka dikkat çekiyor. Fatih Külliyesi üzerine yapılmış bir araştırmadan söz ederken, o külliyede ders halkalarının, darüşşifanın, aşevinin nasıl işlediğini okumaktan duyduğu heyecanı paylaşıyor.

Meleklere iman ve vahyin anlaşılması

Sohbetin son bölümünde meleklere iman konusuna geçiliyor. Hocaefendi bu inancın dinin bütünlüğünü kavramakta taşıdığı yeri anlatıyor; melek inancındaki bir sarsıntının insanı nasıl bir savrulmaya götürebileceğine dikkat çekiyor. Vahyin insana bir elçi aracılığıyla ulaştırılmasının hikmetini izah ederken, insanın maddî ağırlıklardan sıyrıldığı ölçüde manevî âleme yaklaşabileceğini söylüyor. Bu münasebetle nakledilen bir sözde insanın bu dünyada bir kafeste bulunan kuşa benzetildiği, asıl yurdunun başka bir âlem olduğu hatırlatılıyor.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.