Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

BAŞÖRTÜSÜ İSLAM'DA KESİN BİR EMİRDİR! | Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi

👁 3.783 izlenme 👍 123 📅 8 Mayıs 2024 ⏱ 32:05
🎙️ Abdurrahman Büyükkörükçü 🏠 Aile ve Toplum
Abdurrahman Büyükkörükçü , İslam'da kadınların örtünme pratikleri ve bunun toplumsal ile dini yansımaları üzerine odaklanmaktadır. Özellikle, başörtüsünün İslami emir olduğu ve bunun İslam toplumundaki kadınlar için hem bir koruma hem de bir kimlik ifadesi olarak ele alındığı tartışılmaktadır. Dini Emir Olarak Örtünme: Başörtüsünün İslam'da kesin bir emir olduğu ve bunun sadece bir adet değil, açık bir dini zorunluluk olarak kabul edildiği vurgulanıyor. Örtünmenin Toplumsal Etkisi: Örtünme, kadınların toplumdaki yerini korumak ve saygı görmelerini sağlamak amacıyla önemli bir role sahiptir. Örtünme Geleneği: İslam'ın erken dönemlerinden itibaren örtünmenin kadınlar için hem bir koruma hem de dini bir ifade olduğu açıklanıyor. Modern Zamanlarda Örtünme: Günümüzde örtünme uygulamalarının değişkenlik gösterdiği, ancak temel dini prensiplerin korunduğu belirtiliyor. Cilbab ve Başörtüsü: Cilbab'ın, baştan aşağıya kadar vücudu kaplayan geniş bir örtü olduğu ve başörtüsü gibi daha kapsamlı bir koruma sağladığı anlatılıyor. Kültürel Uygulamalar: Farklı kültürlerde ve coğrafyalarda örtünme biçimlerinin nasıl değişebileceği üzerine örnekler sunuluyor. Dini kaynaklarda örtünmenin 1400 yılı aşkın bir süredir var olan bir uygulama olduğu ve bu uygulamanın İslam alimleri tarafından sürekli olarak vurgulandığı belirtiliyor. Kanalımıza Abone Olun ➥ https://www.youtube.com/@dinisohbetlertv/videos #dinisohbet #tesettür #başörtüsü
📝 BAŞÖRTÜSÜ İSLAM'DA KESİN BİR EMİRDİR! | Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi — Yazılı Anlatım

Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde tesettür konusunu, kendi görüşünden çok Kur'an-ı Kerim'in ifadesi ve klasik kaynakların açıklamaları üzerinden ele alıyor. Sohbet boyunca hocaefendi, meseleyi bir kınama vesilesi yapmamaya özellikle dikkat ediyor ve konuşmasını baştan sona bu hassasiyetle çerçeveliyor.

Kimseyi Dışarıda Bırakmayan Bir Giriş

Hocaefendi sözlerine önemli bir kayıt düşerek başlıyor: başı açık olan kardeşlerimiz de bu ümmetin bir parçasıdır, onlar da Müslümandır, onlar da Allah'ın kuludur. Ancak bir emrin varlığını dile getirmenin de kendi vazifesi olduğunu, doğru bildiğini söylemezse bunun hesabını vereceğini ifade ediyor.

Üstünlüğün Ölçüsü Takvadır

Sohbetin en dengeli bölümü burası. Hocaefendi, bir konuda öne geçmenin insanı topyekun üstün kılmadığını anlatıyor. Verdiği örnek açık: başını örten biri cimri, örtmeyen biri cömert ise, cömertlik konusunda ikincisi öne geçmiştir. Kur'an-ı Kerim'in koyduğu ölçüyü hatırlatıyor: Allah katında en üstün olan, ondan en çok sakınandır. Bu sebeple müminin işi kıyaslamak değil, kendinde olmayan güzelliği başkasında görünce takdir etmek ve gıpta etmektir. Aynı ölçünün erkekler için de geçerli olduğunu vurguluyor.

Ayetteki Kelimenin Anlamı

Sohbetin ilmî bölümünde hocaefendi, konuyla ilgili ayet-i kerimede geçen "cilbab" kelimesini inceliyor. Kendi yorumunu değil sözlüklere ve müfessirlere başvurduğunu söylüyor: Arapçadan Arapçaya hazırlanmış klasik büyük sözlükte bu kelimenin, normal başörtüsünden daha geniş, baştan alınıp omuzlarla birlikte göğsü de örten bir örtü olarak tarif edildiğini aktarıyor. Çağdaş bir müfessirin de bunu bütün vücudu örten bir elbise olarak açıkladığını naklediyor. Ayet-i kerimenin meali olarak, mümin hanımların örtülerini üzerlerine almalarının, böylece tanınmalarının ve incitilmemelerinin daha uygun olduğunun bildirildiğini ifade ediyor; ardından Rabbimizin bağışlayıcı ve merhametli olduğunu hatırlatan kısmı da ekliyor.

Pratikte Nasıl Olmalı

Sohbetin sonunda hocaefendi somut bir tarif veriyor: bol ve şartlarına uygun bir üstlük ile omuzlara ve yakalara inen geniş bir örtü. Anlattıklarının kendi kafasından değil, tefsirlerden geldiğini; yanılmaktan ve yanıltmaktan Allah'a sığındığını söylüyor. Konuya ileride tekrar döneceğini, gelecek haftanın ise Mevlana Hazretleri'ne ayrılacağını belirterek sohbeti tamamlıyor.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; hocaefendinin kendi ifadeleri ve delillendirmesi için videoyu izleyebilirsiniz.