Anne ve Baba'ya Saygı- Abdurrahman Büyükkörükçü Hoca
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde, Kur'an-ı Kerim'in ve Peygamber Efendimizin üzerinde ısrarla durduğu bir konuyu, anne ve babaya saygıyı ele alıyor. Hocaefendi, bunun herkesin bildiği bir mesele olduğunu kabul etmekle birlikte, bugünün toplumunun bu hatırlatmalara her zamankinden fazla ihtiyaç duyduğunu söylüyor. Sohbet yalnızca evlatların sorumluluklarıyla sınırlı kalmıyor; anne babanın evlatlarına karşı yükümlülüklerini de gündeme getiriyor.
Yetim bir Peygambere yöneltilen emir
Hocaefendi dikkat çekici bir tespitle söze giriyor: Peygamber Efendimiz babasını daha dünyaya gelmeden, annesini de altı yaşlarında kaybetmişti. Buna rağmen Cenab-ı Hak, Kur'an-ı Kerim'de ona hitap ederek anne babaya saygıyı emrediyor. Hocaefendiye göre bu, emrin kişisel bir durumla değil, bütün ümmeti ilgilendiren bir ölçüyle ilgili olduğunu gösteriyor.
Tevhidden hemen sonra gelen hak
Sohbette İsra suresindeki ayet hatırlatılıyor: Rabbin, kendisinden başkasına kulluk etmemenizi ve anne babaya iyilik etmenizi emretti. Hocaefendi, anne baba hakkının Allah'a kulluk emrinin hemen ardından zikredilmesine dikkat çekiyor. İslam bir tevhid dinidir; Allah'tan başkasına secde edilmez, başka bir manevi otoritenin önünde eğilinmez. Bu çerçevede rivayet edilen hadis de aktarılıyor: Yaratana isyan olan yerde hiçbir yaratılmışa itaat edilmez. Hocaefendi bunun anne baba için de geçerli olduğunu ifade ediyor; yani saygı ve iyilik esastır, fakat bu saygı Allah'ın emirlerinin önüne geçmez.
Evlat da bir emanettir
Hocaefendi meseleyi tek yönlü ele almanın doğru olmadığını vurguluyor. Evlatlar da anne babaya Allah'ın emanetidir. Bu emanetin en önemli gereklerinden biri, çocuğa daha anne karnındayken helal rızık yedirmektir. Evladının Allah'a kul, Peygambere ümmet ve anne babasına saygılı olmasını isteyenlere helal lokmayı şart koşuyor. Haramla beslenen bir neslin ne anne babasına ne de topluma saygı gösterebileceğini, Anadolu'daki "haramzade" sözünün de bu gerçeğe işaret ettiğini söylüyor.
Annelere özel bir çağrı
Sohbetin sonunda hocaefendi hanımlara seslenerek eşlerine "Açlığa sabrederiz, eskiyi yamalı giyeriz ama bize haram getirme" demelerini tavsiye ediyor. Resulullah'ın evinde olduğu gibi kuru ekmekle yetinmenin, cehennem ateşine katlanmaktan çok daha kolay olduğunu hatırlatıyor. Ahmed Bican ve Mehmed Bican gibi evlatlar yetiştirmek isteyen annelere, çocuklarını abdestli emzirmelerini de öğütlüyor. Hocaefendiye göre toplumun yarını, anne babaların dürüstlüğüne, güzel örnek olmasına ve helal kazanca bağlıdır.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.