Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

Allah'ın Rahmet ve Merhameti Nasıl Kazanılır? | Abdurrahman Büyükkörükçü

👁 1.008 izlenme 👍 60 📅 27 Nisan 2025 ⏱ 25:09
🎙️ Abdurrahman Büyükkörükçü 🏠 Aile ve Toplum
Sohbet, sıcak bir yaz akşamında Allah’a hamd ve şükürle başlamaktadır. Yazın sıcak günlerinde bile sohbetlerin ihmal edilmemesi gerektiği vurgulanmaktadır. Ramazan ayına yaklaşırken, gönüllerin hazırlanmasının ve sıcaklara rağmen ibadetlerde gevşememenin önemi üzerinde durulmaktadır. Sohbetin ilerleyen bölümlerinde, toplumda gözlenen ahlaki bozulmalar dile getirilmekte, sıcakların bahane edilerek İslami hassasiyetlerden, özellikle tesettürden taviz verilmemesi gerektiği ifade edilmektedir. Hanım kardeşlerin yazın aşırı sıcaklarına rağmen tesettürlerini korumaları övgüyle anılmakta, İslam’ın bu konudaki kesin emirleri hatırlatılmaktadır. Bir kişi hakkında hüküm verilirken görünüşe, özellikle namazına, tesettürüne ve aile hayatına bakılması gerektiği, kalpte olanı ancak Allah’ın bilebileceği açıklanmaktadır. Tesettür ve nesil terbiyesi konularında ebeveynlere büyük görevler düştüğü anlatılmakta, çocukların İslami ölçülerle yetiştirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Sohbetin bir kısmında, bir baba ile kızı arasında geçen tesettüre teşvik diyaloğu paylaşılmakta ve bu olay üzerinden umut ve dua temaları işlenmektedir. Hac ibadeti sırasında hanımların izdihamlardan korunması gerektiği örneğiyle, tesettürün hassasiyetle muhafaza edilmesi gerektiği anlatılmaktadır. Tatil, sıcak, şehir değişikliği gibi sebeplerin Allah’ın bizi her yerde gördüğü gerçeğini değiştirmediği; Müslümanın her ortamda Allah’ın emirlerine riayet etmesi gerektiği hatırlatılmaktadır. Sohbetin son bölümünde ise Resulullah’ın ümmetini cehennemden koruma gayretine benzer şekilde, bu sohbetlerin de insanları uyarmak ve hatırlatmak amacı taşıdığı açıklanmaktadır. Sohbetin kendilerine de bir nasihat olduğu, kimseyi küçük görmeden sadece iyiye teşvik amacı taşıdığı belirtilmektedir. Kanalımıza Abone Olun ➥ https://www.youtube.com/@dinisohbetlertv/videos
📝 Allah'ın Rahmet ve Merhameti Nasıl Kazanılır? | Abdurrahman Büyükkörükçü — Yazılı Anlatım

Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu yaz akşamı sohbetinde, Allah'ın rahmet ve merhametine nail olmanın yolunu iki şeye bağlıyor: kulluğu hatırlamak ve birbirimize hatırlatmak. Ramazan'a yaklaşılan günlerde yapılan bu sohbette hocaefendi, sıcağın getirdiği gevşekliğe karşı disiplini korumayı öğütlüyor ve nasihatin neden vazgeçilmez olduğunu anlatıyor.

Hamd, Şükür ve Ramazan'a Hazırlık

Hocaefendi sözlerine hamd ve şükürle başlıyor. İnsan olma şerefinin üstüne bir de iman nimetinin verilmiş olmasını, karşılığında şükredilmesi gereken en büyük ikram olarak anıyor. Ramazan'ın hangi mevsime denk gelirse gelsin rahmetle geldiğini söylüyor ve sohbetlerin asıl gayesinin gönlü Ramazan'a hazırlamak olduğunu belirtiyor.

İçimizdeki Gafletten Sakınmak

Yaz aylarında sokaklarda görülen manzaralardan duyduğu üzüntüyü dile getiren hocaefendi, burada Kur'an'da yer alan bir duayı hatırlatıyor: içimizdeki akılsızların yaptıkları sebebiyle bizi helak etme. Sohbette "sefih" kelimesinin, aklını kullanmayan, aklıyla Allah'a kulluk etmeyen kişi anlamına geldiği aktarılıyor. Hocaefendi bu uyarıyı ilk önce kendi nefsine yönelttiğini özellikle söylüyor.

Ölçü Kerâmet Değil, İslam'dır

Sohbetin en dikkat çekici bölümlerinden biri, bir kimse hakkında hüküm verirken neye bakılacağı meselesi. Hocaefendi, kendi hocalarından aldığı ölçüyü naklediyor: bir insan havada uçuyor, ateşte yanmıyor, suyun üstünde yürüyor gibi görünse dahi, aile hayatına sahip çıkmıyorsa, çocuklarıyla ilgilenmiyor ve onlara İslamî yaşayışı öğretmiyorsa bu hâllere itibar edilmemelidir. Ölçü olağanüstü görünen hâller değil, İslam'dır.

Emanet Olan Evlatlar ve Bir Market Hatırası

Hocaefendi, kendisi pırıl pırıl örtünmüş bir annenin yanında bambaşka bir görüntüde yürüyen kızını gördüğünde duyduğu üzüntüyü anlatıyor ve evlatların bize emanet olduğunu hatırlatıyor. Ardından bir markette yaşadığı hatırayı naklediyor: kızından tesettürü isteyen ama sözünü dinletemeyen bir baba, hocaefendiden nasihat etmesini rica eder. Hocaefendi genç kıza birkaç kelime söyler; genç kız da eve gidince örtüneceğine söz verir. Hocaefendi bu hatırayı, güzel sözün karşılık bulduğunu göstermek için anlatıyor.

Pervane Misali ve Nasihatin Yönü

Sohbetin sonunda Peygamber Efendimizin bir benzetmesi hatırlatılıyor. Rivayete göre Efendimiz kendisiyle ümmetinin hâlini, gece ateş yakmış bir adama ve ışık sanıp ateşe doğru uçan pervanelere benzetmiş; ateşin sahibi onları eliyle uzaklaştırmaya çalışırken, onlar yanmaya doğru koşmaktadır. Hocaefendi, bütün bu hatırlatmaları önce kendi nefsine, sonra ailesine, sonra dinleyenlere yaptığını; kimseyi küçük görme veya ayıplama niyeti taşımadığını vurgulayarak sözlerini bitiriyor.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.