Abdurrahman Büyükkörükçü ile Nikah, Aile ve İslam’da Evlilik Sünneti Üzerine Derin Bir Sohbet
Abdurrahman Büyükkörükçü Hocaefendi bu sohbetinde, kendisine en çok soru gelen konulardan birine giriyor: nikâh, aile ve evlilik. Boşanma meselesine geçmeden önce evliliğin ne olduğunu, neden bu kadar önemsendiğini ve müminin yuvasını nasıl kurması gerektiğini anlatıyor.
Nikâh Bir Akittir
Hocaefendi işe tarifle başlıyor. Nikâh, karı koca arasında yapılan bir akittir; alışveriş ve diğer sözleşmeler gibi bir tarafın teklifi, diğerinin kabulüyle kurulur. Ancak bu akit, arkasından fevkalade geniş bir hukuk ve yepyeni bir hayat getirir. Hocaefendi meselenin fıkhî inceliklerine girmeyeceğini, sohbet havası içinde ana çerçeveyi vermek istediğini belirtiyor.
Neden Bu Kadar Önemli
Sohbette, Kur'an-ı Kerim'de nikâhla, karı koca münasebetleriyle ve miras taksimiyle ilgili pek çok âyetin bulunması; Peygamber Efendimiz'in de bu konuya sayısız hadis-i şerifle temas etmesi, meselenin ciddiyetinin göstergesi olarak sunuluyor. Hocaefendiye göre evlilik, insanın etrafına ördüğü bir kale gibidir; kişiyi pek çok kötülükten ve iffetsizlikten korur.
Rızık Endişesiyle Kaçmamak
Sohbetin en çok tekrar edilen tesellisi burada. Hocaefendi, geçim kaygısıyla evlilikten çekinenlere Kur'an'ın verdiği müjdeyi hatırlatıyor: bekârları evlendirin, fakirlik endişesi taşıyorlarsa Allah onları lütfuyla zenginleştirir. Buna kendi memleketinin diliyle bir ölçü ekliyor: kulunu kesmedikçe rızkını da kesmez. Eve gelen eşin de dünyaya gelen yavrunun da rızkıyla birlikte geldiğini söylüyor. Asıl düşünülmesi gerekenin ise yetiştirme sorumluluğu olduğunu vurguluyor: onu edebiyle, ahlakıyla, topluma ve ümmete faydalı bir insan olarak yetiştirebilecek miyiz?
Veda Hutbesindeki Emanet
Sohbetin en tesirli bölümü, Veda Hutbesi'nden yapılan nakil. Hocaefendi, Peygamber Efendimiz'in kadınlar hakkında Allah'tan korkulmasını tembihlediğini ve onların Allah'ın emaneti olarak alındığını hatırlattığını aktarıyor. Buradan hareketle kocanın, evindeki insanın kendisine emanet edildiğini unutmaması ve merhametle davranması gerektiğini söylüyor.
Karşılıklı Kadirbilirlik
Hocaefendi aynı sorumluluğun karşılıklı olduğunu belirtiyor. Koca, kendisine mecbur olmadığı hâlde yapılan hizmetleri; hanım da üzerindeki çatıyı, önüne gelen rızkı ve korunmayı düşünmeli. İnsanlara teşekkür etmeyenin Allah'a şükretmemiş olacağını bildiren hadis-i şerifi hatırlatarak, evi bir huzur ve selamet yuvası hâline getirmeyi tavsiye ediyor. Sohbette Ali Ulvi Kurucu'ya ait bir ifade de anılıyor: müminin dünyadaki cenneti evidir.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.