Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

(6) 20.Asır Müslümanlarının Akıbeti - Timurtaş Uçar Hocaefendi

👁 2.001 izlenme 👍 38 📅 9 Mart 2013 ⏱ 59:10
🎙️ Timurtaş Uçar 🏠 Aile ve Toplum
Sesli (mp3) Sohbet-6 http://www.ilimmeclisi.org
📝 (6) 20.Asır Müslümanlarının Akıbeti - Timurtaş Uçar Hocaefendi — Yazılı Anlatım

Timurtaş Uçar Hocaefendi bu sohbetinde, yirminci yüzyılda yaşayan Müslümanların hâlini ve akıbetini konu ediniyor. Sorduğu soru açık: Din ortadayken bu nesil neden İslam'dan uzak düştü? Hocaefendi cevabı kendi dışımızda değil, kendi ihmalimizde arıyor ve sohbet boyunca "İslam'ı anlatamıyoruz" cümlesini bir özeleştiri olarak tekrarlıyor.

Kâinat Allah'ı Tanıtmak İçin Yaratıldı

Sohbetin girişinde hocaefendi, yeryüzündeki her varlığın belirli bir düzen içinde yaratıldığını anlatıyor. Cenab-ı Hakk'ın kudretini, ilmini ve iradesini tabiat üzerinde bir sergi gibi ortaya koyduğunu; insanı hayrete düşüren bu sanatların hepsinin aslında bir tanıtma vesilesi olduğunu söylüyor. Tabiata bakan gözün Yaratan'ı bulması gerektiği fikri, sohbetin bütününü taşıyan temel düşünce olarak veriliyor.

Allah Katında Din Birdir

Hocaefendi burada "Allah katında din İslam'dır" mealindeki âyeti hatırlatıyor. Ona göre Hz. Âdem'den itibaren bütün peygamberlerin getirdiği dinin adı İslam'dır; dolayısıyla "İslam'dan önce" diye bir dönemden söz etmek doğru değildir. Sohbette bu nokta, tarih anlatımlarındaki bir kavram karışıklığını düzeltmek amacıyla vurgulanıyor.

Dini Anlatmak Müslümanın Vazifesidir

Sohbetin merkezine oturan mesele şu: Tabiat Allah'ı kendi diliyle anlatır, ama dini insanlara anlatacak olan Müslümanlardır. Hocaefendi, İslam'ın yayılmasının ve insanlığa arz edilmesinin doğrudan Müslümanların yaşayışına bağlı olduğunu, bunun ilahi bir kanun olduğunu ifade ediyor. Bu vazife yapılmadığında ortaya çıkan boşluğu başka şeylerin doldurduğunu belirtiyor.

Kardeşliğin Temelinde İman Vardır

Hocaefendi, bir toplumda insanların birbirine güven duyabilmesi için önce Allah'a itikadın bulunması gerektiğini anlatıyor. İman esasları öğretilmeyen, amentüsü anlatılmayan bir topluluğun kardeşlik bağını kuramayacağını söylüyor. Anlattığı bir hatırada, gittiği bir evde genç bir kızla kıyafeti üzerine konuştuğunu, dinledikten sonra gencin tavrının değiştiğini naklediyor. Buradan çıkardığı sonuç açık: Nesil kötü niyetli olduğu için değil, doğrusu kendisine hiç anlatılmadığı için gördüğüne benziyor.

İmkânsızlıklar ve Tebliğ Daveti

Son bölümde hocaefendi, vaaz için gelen cemaatin camilere sığmadığından, dinlemeye gelip yer bulamadan dönenlerden söz ediyor. Ona göre bu tablo hem bir müjde hem bir sitemdir: Talep vardır, fakat imkân ve gayret yetersizdir. Hayatın kısalığını hatırlatarak, insanın Allah'ın huzuruna çıkarken dinine bir hizmetinin bulunmasını temenni ediyor ve dinleyenleri birlikte çalışmaya davet ediyor.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.