Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

(55) Kuran'ı Hayatına Karıştırmayanlar (11-06-1999) - Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi

👁 248 izlenme 👍 3 📅 1 Nisan 2013 ⏱ 41:51
🎙️ Ahmet Vanlıoğlu 🤲 İbadet ve Namaz
Sesli (mp3) Sohbet-55 http://www.ilimmeclisi.org
📝 (55) Kuran'ı Hayatına Karıştırmayanlar (11-06-1999) - Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi — Yazılı Anlatım

Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi, Yunus suresini sırasıyla okuduğu Cuma dersleri serisinin bu bölümünde çok can alıcı bir hastalığa değiniyor: Kur'an'a saygı duyup onu hayatın dışında tutmak. Hocaefendiye göre bugün pek çok Müslüman, Kur'an ve sünneti baş tacı ettiğini söylerken onları evin bir köşesinde bırakıyor; kendi hayatını ise bambaşka bir ölçüye göre kuruyor. Sohbet, bu çelişkinin nereye vardığını anlatıyor.

Saygı Duyup Uzak Durmak

Hocaefendi bu tavrı şöyle tarif ediyor: kişi dinin esaslarını hürmete layık görür, doğruluğunu tasdik eder, fakat onları on dört asır geride bırakır. Hayatını Kur'an'a karıştırmaz, Kur'an'ı da hayatına karıştırmaz. Böyle bir kabulün ne işe yaradığını sorguluyor.

Serinin Yöntemi ve Gayesi

Sohbetin başında hocaefendi derse yeni katılanlar için yöntemini hatırlatıyor. Kur'an'daki yüz on dört sureden biri olan Yunus suresini baştan sona, ayet sırasıyla okuyup izah ettiklerini söylüyor. Bunu tercih etmesinin sebebi, konuları dağıtmadan bir bütünlük içinde ilerlemek.

Selam Yurduna Çağrı

Derste ele alınan ayet, Allah'ın kullarını "dârüsselâm"a, yani selamet yurduna çağırdığını ve dilediklerini dosdoğru yola ilettiğini bildiriyor. Hocaefendi burada bir isim tahlili yapıyor: es-Selâm, Allah'ın güzel isimlerinden biridir. Bu isim üzerinden, çağrılan yerin sadece bir mekân değil bir esenlik hâli olduğunu anlatıyor. Aynı yolun Kur'an'da bazen İslam, bazen sırât-ı müstakîm olarak anıldığını hatırlatıyor.

"Delilinizi Getirin"

Sohbette, cenneti kendi topluluklarına hasreden iddiaların Kur'an'da nakledildiği ve bu iddia sahiplerinden delil istendiği hatırlatılıyor. Hocaefendi bu ayeti şöyle yorumluyor: cennetin sahibi Allah'tır, oraya kimin gireceği hakkında kimse kendi adına hüküm veremez. Ona göre buradaki asıl ders, iddia ile delilin birbirinden ayrılması ve insanın kendi ameline bakması gerektiğidir.

Cennette Beklenen En Büyük Nimet

Sohbette ayrıca müminlere vaad edilen "fazlası" bahsi açılıyor. Hocaefendi, ehl-i sünnet inancını manzum olarak anlatan bir eserin bu meseleye ayrılmış bölümüne atıfla, cennete girenlere verilen bütün nimetlerin ardından gelecek en büyük ikramın Rablerini görmek olacağının bildirildiğini aktarıyor. Bu konunun itikadî yönüne bir sonraki derste dönüleceğini söylüyor.

Reçeteyi Tutmayan Hasta

Sohbetin sonunda hocaefendi zaman zaman sert konuştuğunun farkında olduğunu söylüyor ve bunu bir benzetmeyle açıklıyor: doktor, verdiği reçeteyi uygulamayan hastasına kızdığında bu azarlama değil, iyileşmesini istemektir. Ayrıca cemaate, alacak verecek hesabından sıyrılmış bir zihinle dinlemelerini tavsiye ediyor; kalbi çarşıda olanın dinlediği söz yerini bulmaz.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.