Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

(43) İşimiz Kuran'ı Anlatmaktır (24-09-1999) - Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi

👁 366 izlenme 👍 3 📅 1 Nisan 2013 ⏱ 54:29
🎙️ Ahmet Vanlıoğlu 🏠 Aile ve Toplum
Sesli (mp3) Sohbet-43 http://www.ilimmeclisi.org
📝 (43) İşimiz Kuran'ı Anlatmaktır (24-09-1999) - Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi — Yazılı Anlatım

Ahmet Vanlıoğlu Hocaefendi bu sohbetinde, kürsüde yaptığı işi tek cümleyle özetliyor: "İşimiz Kur'an'ı anlatmaktır." Yunus suresi üzerine sürdürülen ders halkasının bir bölümü olan bu sohbette hocaefendi hem kendi konumunu tarif ediyor hem de Mekkelilerin Peygamber Efendimize yönelttiği itirazlar üzerinden imanın temel meselelerine giriyor.

Anlatan Değil, Nakleden

Hocaefendi sözlerine, anlattıklarının kendi görüşü olmadığını hatırlatarak başlıyor. Kur'an'daki bir hükme itirazı olan kimsenin muhatabının kendisi olmadığını, kendisinin sadece bir nakil vasıtası olduğunu söylüyor. Bu nakli sağlıklı yapabilmek için de ulemaya ve ehl-i sünnet çizgisine dayanmak gerektiğini ifade ediyor. Verdiği benzetme çarpıcı: Radyodan duyulan sözden rahatsız olup radyoyu kırmanın anlamı yoktur; konuşan başkasıdır.

"Ebu Talib'in Yetimi" İtirazı

Sohbetin merkezindeki konu, Mekkelilerin peygamberliği bir türlü kabullenememesi. Onlar Efendimizi "Ebu Talib'in yetimi" diye anıyor, "Allah böyle bir tercihi nasıl yapar?" diyerek itiraz ediyorlardı. Hocaefendi bu itiraza cevap verirken Efendimizin hayat hikâyesini hatırlatıyor: Babası o daha doğmadan vefat etmiş, ilk yılları süt annesi Halime'nin yanında geçmiş, altı yaşındayken annesi Hz. Âmine Mekke ile Medine arasındaki bir konak yerinde vefat etmiş, sekiz yaşında dedesini kaybetmiş ve amcasının himayesinde büyümüştür. Videoda, kendi içlerinden bir insana vahyedilmiş olmasının insanlara neden şaşırtıcı geldiğini soran ayet hatırlatılıyor.

Hicret ve Ensar'ın Fedakârlığı

Sohbetin orta bölümünde hicret anlatılıyor. Mekke'den göç eden Müslümanlar evini, işini, malını geride bırakarak yola çıkmış; Medineli Ensar da gelenleri kapılarını sonuna kadar açarak karşılamıştır. Hocaefendi bu tabloyu bugüne bağlıyor: Zor günlerde, felaketlerde insanlara yardım etmek, bir aileyi kucaklamak elbette güzeldir; ancak yardım ederken de İslam'ın koyduğu ölçülerin, mahremiyet sınırlarının gözetilmesi gerektiğini söylüyor.

İmanın Şartları ve Peygambere Bağlılık

Son bölümde, peygamberlere imanı imanın esasları arasından çıkarmaya çalışan görüşlere değiniliyor. Hocaefendi böyle bir anlayışın sahibini uyarıyor ve kendisinin Peygamber Efendimize imanını, O'nun şefaatine olan inancını açıkça dile getiriyor. Ardından üç zümreye saygıyı hatırlatıyor: Peygamberler, onların vârisi olan ilim ehli ve Allah yolunda canını verenler. Âlimlerin arkasından konuşmayı, kusur aramak için cımbızla söz ayıklamayı doğru bulmadığını söylüyor. Şehitlik kavramının da yerli yerinde kullanılması gerektiğini, rivayet edildiğine göre Efendimize sorulduğunda gerçek şehidin Allah'ın adı yücelsin diye mücadele eden kimse olduğunun bildirildiğini aktarıyor.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.