(31) Asrın Firavunu Amerika - Timurtaş Uçar Hocaefendi
Timurtaş Uçar Hocaefendi bu dersinde, gündemin ağırlığından söz açsa da sohbetin asıl yükünü tek bir kelimeye bindiriyor: İstikbal. Herkesin dilinde dolaşan bu kelimenin Müslümanın lügatinde ne manaya gelmesi gerektiğini sorgulayarak, hazırlıksız yaşamanın nasıl bir gaflet olduğunu anlatıyor.
Toprağın Altında Yatanlar Hürmetine
Hocaefendi derse, yağışlı bir günde toplanan cemaate seslenerek başlıyor ve bir duayla giriyor: İçimizdeki iyiler, toprağın altında yatan şehitler, veliler, salihler ve âlimler hürmetine Cenab-ı Hakk'ın bu millete hayır ihsan etmesi. Şehitler için Kur'an-ı Kerim'de "onlara ölü demeyin" buyrulduğunu hatırlatarak, gözle görülmese de onların diri olduklarını ifade ediyor. Hocaefendi'ye göre bugün üzerimize gelmeyen belaların perde arkasında bu hürmet vardır.
İstikbal Kelimesinin Çalınmış Manası
Dersin merkezindeki fikir burada. Hocaefendi, bugün hemen her Müslümanın "çocuklarımın istikbaliyle uğraşıyorum" dediğini, fakat istikbal adı verilen şeyin bir daire, bir araba, bir tezgâh, bir sermayeden ibaret kaldığını söylüyor. Hâlbuki Kur'an-ı Kerim'e göre asıl istikbal hesap günüdür. Bütün dünya insanın mülkü olsa, o gün hesabını veremediği takdirde istikbali çökmüş demektir. Hocaefendi bunu keskin bir ölçüyle özetliyor: İnsanın dünyadaki istikbali kabir kapısına kadardır; o kapıdan girmeyeceğini söyleyebilen bir kimse ise görülmemiştir.
Sınav Sabahı ile Sabah Namazı
Hocaefendi'nin en çok üzerinde durduğu misal, bu çelişkiyi çıplak biçimde gösteriyor. Evlat okula geç kalmasın, servisi kaçırmasın, imtihanına yetişsin diye bütün ev halkı geceden tedbir alır, sabaha karşı ayaktadır. Fakat ezan okunup sabah namazının vakti çıktığı hâlde aynı evlat namaza kaldırılmaz. Hocaefendi bu tabloyu duyarsızlık olarak niteliyor ve soruyor: Kırk elli yıllık bir gelecek için gösterilen titizliğin binde biri, ebedî istikbal için niçin gösterilmiyor?
Rızık Zaten Taksim Edilmiştir
Sohbetin bir başka hatırlatması rızık meselesinde. Hocaefendi, rızkın Cenab-ı Hak tarafından taksim edildiğini, insanın o taksimin ötesinde bir şeyi zaten kullanamayacağını söylüyor. Fazlası geride kalır, mirasçılar arasında bölüşülür ve çoğu zaman toplayanın hayrına olmaz. Bu sebeple insanın gözünü hırsla değil, tevekkülle açması gerekir.
Ders Devam Edecek
Hava şartları sebebiyle cemaat geç toplandığı için hocaefendi planladığı bahsi başka bir güne bırakıyor ve dersini dua ile bitiriyor: Cenab-ı Hak cümlemizi ve ümmet-i Muhammed'i rızasına, rahmetine ve cennetine nail eylesin.
Bu yazı, dersin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.