(198) Mescid-i Haram Baskını - Timurtaş Uçar Hocaefendi
Timurtaş Uçar Hocaefendi bu sohbetini, Mescid-i Haram'a yönelik menfur bir saldırının ardından yaptığı yolculuktan dönüşünde cemaatine yapıyor. Hocaefendi hem gördüklerini aktarıyor hem de bu vesileyle müslümanların en zayıf yanlarından birine, duyduğu her habere hemen inanma alışkanlığına dikkat çekiyor.
Haber alırken tahkik etmek
Sohbetin ilk ve en çok üzerinde durulan başlığı bu. Hocaefendi, bir haber duyulduğunda hemen inanmanın saflık olduğunu söylüyor ve Kur'an'ın bu konuda bir usul öğrettiğini hatırlatıyor: bir fâsık haber getirdiğinde araştırmadan, doğruluğunu tespit etmeden hareket edilmemesi emrediliyor. Hocaefendi cemaatine, sokakta ya da bir yayında duyulan sözle karar vermemelerini, haberin kaynağına inmelerini, sorup soruşturmalarını tembih ediyor. "Başıboş cemaat olamazsınız" diyerek bu tahkik sorumluluğunu imanın bir gereği olarak sunuyor.
Yerinde görülenler
Hocaefendi kendi gözlemlerini aktarıyor: Mescid-i Haram'ın her tarafının ağır hasar gördüğünü, kurşun izi taşımayan sütun kalmadığını, mermerlerin perişan hâlde olduğunu ve büyük bir tamir çalışmasının sürdüğünü anlatıyor. Buna karşılık örtüsüyle kapalı Kâbe binasının hiçbir isabet almadığını, korunmuş kaldığını ifade ediyor. Kâbe'nin uzun günler boyunca kapalı kalmış olmasının tarihte pek görülmemiş bir durum olduğunu söylüyor.
Anlatılan bir hadise
Hocaefendi, orada yaşayan bazı müslümanlardan dinlediği bir olayı, kendisinin şahit olmadığını açıkça belirterek naklediyor. Anlatıldığına göre, silahla etrafa ateş açan bir saldırgan kutsal bir noktanın arkasına sığındığı için kimse ona karşılık verememiş; bu sırada beklenmedik bir şekilde saldırganın etkisiz hâle geldiği anlatılıyor. Hocaefendi bunu bir rivayet olarak, duyduğu şekliyle aktarıyor.
İslam cemiyetinin merkezi
Sohbetin sonunda hocaefendi, yer altında hiçbir örgütünün bulunmadığını, kapıları herkese açık bir camiden ibaret olduğunu söylüyor ve mensubu olduğu topluluğu şöyle tarif ediyor: merkezi Beytullah, nizamnamesi Kur'an-ı Kerim olan İslam cemiyeti. Bu cemiyetin üyelerinin günde beş defa mescitlerde, haftada bir cuma namazında ve ömürlerinde bir kez Arafat'ta toplandığını anlatıyor. Cemaatine hizmette tembellik ve korkaklık göstermemelerini tembih ederek sohbeti dua ile bitiriyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.