Tümü 🏠 Aile ve Toplum ⏳ Ahiret ve Kabir 💚 Ahlak ve Edep 🤲 İbadet ve Namaz 🕌 Hadis ve Sünnet 🗣️ Genel Sohbet 🌙 Peygamber Kıssaları 💬 Nasihat ve Öğütler 📖 Kur'an ve Tefsir 📿 Dua ve Zikir 🕋 Hac ve Umre ⚖️ Helal Haram ☪️ İman ve İtikat 🌛 Ramazan ve Oruç 🌾 Kader ve İmtihan 📚 Kıssalar ve İbretler 📜 İslam Tarihi ✨ Tasavvuf ve Maneviyat

(116) Hz.Peygamberin (s.a.v.) Doğumu - Timurtaş Uçar Hocaefendi

👁 22.643 izlenme 👍 375 📅 12 Mart 2013 ⏱ 56:46
🎙️ Timurtaş Uçar 🏠 Aile ve Toplum
Sesli (mp3) Sohbet-116 http://www.ilimmeclisi.org
📝 (116) Hz.Peygamberin (s.a.v.) Doğumu - Timurtaş Uçar Hocaefendi — Yazılı Anlatım

Timurtaş Uçar Hocaefendi bu sohbetini Mevlid Kandili öncesinde yapıyor ve konuyu bir kutlama anlatısı olmaktan çıkarıp doğrudan bir özeleştiriye dönüştürüyor. Peygamber Efendimizin dünyayı teşrifinden daha büyük bir hâdisenin vuku bulmadığını söyledikten sonra asıl soruyu soruyor: Peki biz bu hâdiseye ne kadar ilgi gösteriyoruz?

Mevlid Kelimesi Ne Demek

Hocaefendi sohbete kelimenin manasıyla başlıyor. Arapçada doğan çocuğa "veled", doğuran anneye "valide", doğum vaktine ise "mevlid" dendiğini açıklıyor. Ancak bu kelimenin Müslümanlar arasında özel bir anlam kazandığını, "mevlid" denildiğinde akla doğrudan Peygamber Efendimizin doğumunun geldiğini belirtiyor. Kelimenin aynı kökten türeyen başka kullanımlarına da değinerek konuyu netleştiriyor.

Gösterilen İlgi ile Gösterilmeyen İlgi

Sohbetin en çarpıcı tespiti bir karşılaştırmadan doğuyor. Hocaefendi, yılbaşı ve benzeri günler için haftalar öncesinden hazırlık yapıldığını, hediyeler alınıp planlar kurulduğunu; buna karşılık Mevlid için kayda değer bir hazırlık yapılmadığını söylüyor. Bu farkın "beyinleri eritecek" bir soru olması gerektiğini ifade ediyor ve meseleyi kimseyi suçlamadan, önce kendi nefsini muhatap alarak ele alacağını belirtiyor.

Süleyman Çelebi Olmasaydı

Hocaefendi, tarihimizde Süleyman Çelebi'nin Mevlid'i yazmamış olması hâlinde Peygamber Efendimizin doğumunun hatırlanmasına bir vesile bile kalmayacağını söylüyor. Bu eserin asırlarca okunarak bu hatırayı canlı tuttuğunu, bunun için müellifine dua edilmesi gerektiğini ifade ediyor. Ancak buradan da bir eksiklik çıkarıyor: bir eserin varlığına sığınmak, sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Evimizde Efendimize Ait Bir Köşe Var mı

Sohbetin en somut ve en zorlayıcı sorusu burada geliyor. Hocaefendi cemaate art arda soruyor: Kandil öncesinde çocuklarınıza Peygamber Efendimizin hayatını okudunuz mu? Evinizde O'nunla ilgili kitaplardan oluşan bir raf var mı? Bir sohbet halkası kurdunuz mu? Ardından çarpıcı bir kıyas yapıyor: çocuğun biraz fazla öksürmesi ailede günlerce endişe konusu olurken, Peygamber Efendimizi tanımak ve tanıtmak aynı ilgiyi görmemektedir.

Sorumluluk Önce Bizde

Vaazın sonuç fikri, sorumluluğun başkalarına havale edilemeyeceğidir. Hocaefendi kürsüden konuşulanların sanki camiye gelmeyenleri ilgilendirdiği yönündeki havayı reddediyor ve "birinci dairede biz mesulüz" diyor. Kendisini bir hoca olarak sorguladığını, önce kendi eksiğini gördüğünü söylüyor. Ona göre mesele evlerde bir dert hâline gelmedikçe daha geniş çevrelerde karşılık bulması beklenemez.

Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.