(114) Hz.Adem (a.s.) ve İnsanın Yaratılışı - Timurtaş Uçar Hocaefendi
Timurtaş Uçar Hocaefendi bu dersinde insanın yaratılışı meselesini ele alıyor. Bir önceki derste konunun girişini yaptığını, bu meseleyi sürekli gündemde tutanların maksadını açıkladığını hatırlatarak, bu defa asıl bahse geçiyor: insan nasıl yaratılıyor ve bu yaratılış Allah'ın ilmine, iradesine ve kudretine nasıl işaret ediyor?
Her şeyi kuşatan ilim ve kudret
Hocaefendi dersin çerçevesini itikat esasıyla kuruyor. İman esaslarından biri, her şeyi yaratanın ve her şeye gücü yetenin Allah olduğudur; ilmi, iradesi ve kudreti her şeyi kuşatır. Dolayısıyla yaratılışa dair bütün izahlar bu inancın istikametinde ele alınmalı, temel iman esaslarına aykırı hiçbir söz söylenmemelidir. Hocaefendi bu ölçüyü koyduktan sonra meseleyi hem tefsir kitaplarının verdiği bilgiyle hem de günün ilmî verileriyle anlatacağını belirtiyor.
İlim ve iman çatışmaz
Sohbetin dikkat çekici bir bölümü, ilmî gelişmelerin müslümanı ürkütmemesi gerektiği üzerinedir. Hocaefendi fizik, kimya, matematik, anatomi, sosyoloji gibi ilimlerin ilerlemesinin imana aykırı olmadığını, aksine ilim ilerledikçe kâinattaki nizamın daha iyi görüldüğünü söylüyor. Bu bahiste, Orta Çağ Avrupa'sında kilisenin ilmî keşiflere gösterdiği direnç ve Galileo'nun yaşadıkları örnek olarak anlatılıyor. Hocaefendinin buradaki maksadı bir mukayese yapmaktır: aslını koruyamayan bir anlayış ilimden korkar, hak olan ise korkmaz.
Ana rahmindeki nizam
Dersin merkezine, insanın anne karnındaki oluşumu yerleştiriliyor. Hocaefendi, ceninin göbek bağıyla beslenmesini, hamilelik boyunca vücut düzeninin buna göre değişmesini, dokuz ay gibi bir süre içinde çocuğa hayatı boyunca lazım olacak her uzvun eksiksiz takılmasını anlatıyor: iki kulak, iki göz, eller, ayaklar, parmaklar, tırnaklar. Kalp, dolaşım, solunum, karaciğer, böbrek, bağırsak gibi sistemlerin hepsinin sırayla hazırlandığını, çocuğun küçük bir insan örneği olarak yetiştirildiğini ifade ediyor.
Doğum vaktinde kasların o güne kadar yapmadığı şeyi yapmaya başlaması da üzerinde durulan bir noktadır. Hocaefendi bunu sorular hâlinde soruyor: bu vakti kim ayarladı, kim planladı, neden şaşmıyor? Cevabı, kâinatı yaratanın hesabına havale ediyor.
Değişmeyen ölçü
Bir başka örnek de vücut ısısıdır. Hocaefendi, kutuplarda yaşayan insanla ekvator kuşağında yaşayan insanın vücut sıcaklığının aynı derecede sabit kalmasını, insan bedenindeki ince ayarın açık bir delili olarak sunuyor.
Dersin sonunda hocaefendi, bir sonraki derste konunun devamı olarak ceninin canlılığının ne zaman başladığı meselesini ilmî ve dinî yönleriyle ele alacağını haber veriyor; dinleyicilere temkinli ve ümitli olmayı, dedikodulara kapılmamayı tavsiye ederek dua ile bitiriyor.
Bu yazı, sohbetin ana başlıklarını özetlemektedir; anlatımın tamamı için videoyu izleyebilirsiniz.